Budva, son yıllarda adını sıklıkla duymaya başladığımız Balkan ülkesi Karadağ’ın, popüler tatil şehirlerinden biri. Adriyatik kıyısındaki nefis konumu, hoş plajları, dillere destan eğlence hayatı ve hayranlık uyandıran orta çağ şehriyle sadece Balkanların değil Avrupa’nın da moda tatil yerleri arasında.

Budva Karadağ turizmi için önemli bir merkez. Çünkü Karadağ’ın en güzel plajları ve koyları burada. Özellikle Avrupalı ve Rus turistlerin tercih ettiği sahilleri yaz aylarında cıvıl cıvıl. ‘Karadağ’ın Miamisi’ olarak da anılan Budva, vizesiz gidebileceğiniz bir şehir.

Budva Gezi Rehberi

Budva, deniz turizmi ve eğlencesiyle öne çıksa da büyük bir tarihsel birikimin de sahibi. Karadağ’ın Güney Batı kıyılarındaki şehir, 2500 yıl öncesine dayanan geçmişiyle Adriyatik coğrafyasının en eski yerleşimlerinden.

Uzun yıllar Venedik hakimiyetinde kalan Budva, pek çok medeniyetin de merkezi olmuş. Titizlikle korunmuş Orta Çağ dokusu ve eski zamanlardaymış hissi veren sokaklarıyla, tarihle içice olmayı sevenlerin mutlu olacağı bir atmosfere vaad ediyor. Budva’da gittiğimde dikkatimi çeken şeylerden biri eskiyle yeninin bir arada ve yanyana olmasıydı.

Modern yaşamdan izole olmuş bir tarihi kent dokusu yok. Şehrin esi bölgesi olan Stari Grad’da bin yıllık tarihi sokaklarında yürürken, sur duvarlarının dışına çıkıp birkaç adım attığınızda şehrin modern yüzüyle karşılaşıyorsunuz. Kalenin bir tarafında bin yıllık yapılar, diğer tarafta yüksek katlı cam plazalar sıralanıyor.

Budva’da turizmin gelişmiş olmasında coğrafi özelliklerinin payı yadsınamaz. Şehir Karadağ’ın karakteristik özelliklerini taşıyan, tam bir Akdenizli. Şehir, sırtını Adriyatik’e dik uzanan yemyeşil dağlara verirken, diğer yandan önünde lacivert deniz uzanıyor.

Doğal plajları, sahilin birkaç kilometre ilerisindeki göz alıcı adaları, denizin sakinleştirici etkisi, ve dört mevsim ılık bir havası bir araya gelince şehrin popüler olması kaçınılmaz tabi. Her geçen yıl şehri ünü sınırlarını aşıyor. Çok talep gördüğü için de yeni oteller, tesisler ve işletmeler açılıyor. Bu da göçü beraberinde getirmiş.

Özellikle Türkiye’den Budva’ya gidip yerleşen, şirket açan, ev alan, yeme-içme ve inşaat sektöründe çalışan çok sayıda insan var. Ülkenin vizesiz olması, kentte turizmin hızla yükselmesiyle oluşan fırsatlar, yurt dışında yeni bir hayat kurmak isteyenler için Budva’yı son dönemlerin rağbet gören yerlerinden birine dönüştürmüş. Bu da şehrin hızlı büyümesine, yapılan inşaatlarla şehrin yapısının bozulmasına yol açsa da şehir her yönüyle yine de güzel.

Budva’nın geceleri de sahilleri kadar popüler olduğu için, güneş battıktan sonra hareketlilik eğlence mekanlarına taşınıyor. Yaz sezonu bitip sahiller boşalsa da gece hayatı hız kesmiyor. Gecesiyle gündüzüyle canlı ve dinamik bir şehir Budva.

Budva‘nın merkezi, tarihi bölge Stari Grad ve çevresinde şekilleniyor. Gezilip görülecek yerlerin büyük bölümü bu eski şehir bölgesinin içinde. Kiliseleri, müzeleri ve kaleyi hakkını vererek gezmek isterseniz yarım gününüzü tarihi şehre ayırın. Eğer sadece sokaklarında dolaşayım bana yeter derseniz bir saat bile yetebilir.

Stari Grad’ın hemen önünde plajlar yer alıyor. Tarihi kent merkezini gezdikten sonra canınız isterse hemen surların dışında yer alan plajdan denize girebilirsiniz. Ziyaret ettiğim Nisan ayında bile gençler eğlenmek için soğuk deniz girmişlerdi.

Şehir düz bir alanda, dağ taş, dere tepe tırmanmalı bir yer değil. Sur duvarlarının arasında yürümek kolay ve keyifli, ancak zemin taşlarla döşeli olduğu ıslak olduğunda biraz kaygan olabiliyor. İnce topuklu ayakkabılar yürümenizi zorlaştırabilir.

Budva ile ilgili en önemli ayrıntı havasının jet hızıyla değişebiliyor oluşu. Ben Mayıs ayında Budva’ya gitmiştim. Hava durumu sürekli yağmurlu görünüyordu. Bu durum moralimi biraz bozdu tabi, ama şehre vardığımda hava durumun yanıltıcı olduğunu anlamış oldum. Budva’da etrafı sel götürürken birden güneş açıyor ve bu durum çok hızlı değişiyor.

Yağmur sonrası denizin üstündeki oluşan gökkuşakları da bu hızlı değişimin, en güzel hediyesi. Budva’nın havası da şehrin renkli atmosferine uyum sağlamış ne de olsa.

Bahar aylarında gidecekseniz yanınıza kapalı bir ayakkabı alın, yağmurun ne zaman yağacağı belli olmuyor. Bir de şemsiye tabi. Eski kent araç trafiğine kapalı. Old Town’a araçla gidecekseniz hemen yanındaki büyük otoparka aracınızı park edebilirsiniz.

Budva hem tek başına seyahat edenlerin hem de kadın gezginler için oldukça güvenli. Özellikle Old Town’da kalıyorsanız gecenin bir yarısı özgürce tek başınıza sokağa çıkıp gezebilirsiniz ya da bir kulübe gidip istediğiniz gibi eğlenebilirsiniz. Bu yönüyle Avrupa şehirlerinden hiçbir farkı yok.

Budva’da toplu taşıma yaygın ve istediğiniz her yere kolaylıkla araç bulabilirsiniz. Zaten gezilecek yerlerin mesafeleri de yakın. Hem şehir içine hem de şehir dışına sık sık otobüs seferleri var. Alternatif olarak araç kiralamak büyük bir özgürlük. Yollar güvenli ve düzgün işleyen bir trafiği var.

Budva Gezilecek Yerler

1. Stari Grad

Stari Grad, Budva’nın merkezindeki tarihi bölgenin adı. Karadağ’ı gezerken sıklıkla karşılaşacağınız Stari Grad kelimesi ‘eski şehir’ anlamına geliyor. Surlarla çevrili, kayalık bir alan üzerine kurulmuş Stari Grad, denizin hemen kıyısına kondurulmuş bir kartal yuvasını andırıyor.

Yüksek kale duvarlarının çevrelediği tarihi kent merkezinde kiliseleri, şapelleri, müzeleri, sanat galerileri ve sur duvarlarıyla oldukça etkileyici. Stari Grad’ın kapılarından birinden girdiğinizde binlerce yıl geriye gidiyorsunuz sanki.

Eskinin ruhunu taşıyan sokaklar, titizlikle korunmuş taş yapılar, kiremit çatılı binalar Orta Çağ’ın tılsımını taşıyor. Kotor’daki eski şehirden biraz daha küçük. Taş duvarları paylaşan bitişik nizam evlerin önü, pencere kenarları çuha çiçekleriyle süslü.

Koyu yeşil panjurları, dar sokaklarıyla İtalya’nın sahil kasabalarına benzetenler de var, sarıya çalan rengiyle Malta’nın denize bakan mahallelerine de. Taş duvarların arasında, labirente benzeyen dar aralıkların, çıkmaz sokakların hep denize açılması da eski şehrin misafirlerine en güzel sürprizi. Evlerin arasına serpiştirilmiş gibi duran küçük meydanlar ise gece gündüz hareketli.

Stari Grad sanki tüm yapılarıyla geçmişten gelerek sapasağlam karşınızda duruyor. Deprem ve yangınlar sonrası yıkılan yapılar özgünlüğü korunarak restore edilmiş. Onarımı yapılan binaların büyük bir kısmı otel, restoran, kafe olarak kullanılıyor.

Kahve kokusunun yayıldığı kafeler, ayaküstü kahvaltı edebileceğiniz minik fırınlar, her sokakta karşınıza çıkan cıvıl cıvıl vitrinleriyle butikler, nefis Karadağ ve İtalyan yemekleri yiyebileceğiniz harika restoranlar şehrin dar sokaklarına serpiştirilmiş.

Denizin çevrelediği tarihi bölgenin bir tarafı modern bir marina yer alırken, diğer yanında ise küçük ama hareketli bir plaj uzanıyor. Şehirde konaklamak için pek çok otel olsa da eski şehir merkezinde en azından bir gece eski kalmanızı tavsiye ederim.

2. Hisar

Budva Hisar (Citadel), denize doğru uzanmış kale duvarlarının biraz daha yüksekçe durduğu, Stari Grad’ın tarihteki yönetim merkezi burası. Adriyatik Denizi ve Sveti Nikola adasının en güzel manzarasını sunan hisar, eski kent merkezindeki en önemli yer.

Denizden gelen tehlikelere karşı koruma vazifesi gördüğü için denizi ve aynı zamanda tarihi şehri çok iyi gören bir konumu var. İçeride büyük bir bahçe, el yazmalı kitapların olduğu bir kütüphane ve ada manzaralı restoran yer alıyor.

Budva Eski Şehir Surları (Budva City Walls), da eski kent merkezinin en sevilen yerlerinden. Dalgaların vurduğu sur duvarlarının bir bölümünde yürüyüş yolu var. Stari Grad’ın en çok fotoğraf çekilen noktalarından biri. Old Town’u farklı açılardan görmek için harika bir konuma sahip. Hemen eski şehrin yanındaki merdivenleri kullanarak buraya çıkabilirsiniz.

3. Holy Trinity Kilisesi

Holy Trinity Kilisesi (Church of the Holy Trinity), Budva eski şehir merkezindeki en iyi korunmuş kiliselerden biri. 1804 tarihinde yapılmış olan üç çanlı Ortodoks kilisesi, kırmızı beyaz tuğlalar kaplı dış cephesiyle hemen fark ediliyor. Kilisenin içi ikonaları, duvar oymaları, mozaikleriyle, tavanı kaplayan rengarenk freskleriyle şaşırtıcı derecede güzel.

4. St. Ivan Kilisesi

Aziz Ivan Kilisesi (Saint Ivan Church), eski şehir merkezinin en eski yapılarından olan kilise Aziz John Kilisesi olarak da tanınıyor. Bir Katolik kilisesi olan Aziz Ivan 13. yüzyılda yapılmış. Kilisenin hemen yanına 19. yüzyılda bir saat kulesi eklenmiş. Kuleyle birlikte eski şehir siluetinin tamamlayıcısı olan gotik mimariye sahip.

5. St. Sava Kilisesi

Aziz Sava Kilisesi (St. Sava Church), hisarın hemen batısında yer alan 12. yüzyıla ait Romanesk tarzda küçük bir kilise. Aziz Sava, geçmişte hem Ortodokslara hem de Katoliklere hizmet vermiş. St. Nicholas Adasına bakan şehrin en güzel manzarasına sahip kilisede dönemsel olarak sergiler de düzenleniyor.

6. Budva Müzesi

Budva Müzesi (City Museum of Budva), Old Town’da görmenizi tavsiye ettiğim yerlerden. Eski şehirdeki arkeolojik kazılar sırasında bulunan pek çok şey bu müzede sergileniyor. 3 katlı olan müzede yerel halkın giydiği kıyafetlerden tutun da kullanılan eski ev ürünleri, antika mobilyalar, eski paralar ve daha birçok şeyi görebilirsiniz. Giriş ücreti 2€.

7. Balerin Heykeli

Balerin Heykeli (Statua Ballerina), Budva manzarasının en zarif detayı. Tarihi kentin içini dolaştıktan sonra Mogren plajı yönünde ilerleyin. 50 metre ileride Balerin Heykeli karşınıza çıkıyor.

Yol kumsalla başlayıp bir kanyonu andıran falezlerin altında ahşap bir patikayla devam ediyor. Heykeltıraş Gradimir Aleksić’in eseri olan bronzdan yapılmış Balerin Heykeli sadece Budva’nın değil Karadağ’ın en çok fotoğraflanan noktalarından biri.

8. Mogren Plajı

Mogren Plajı (Mogren Beach), Budva merkezin en popüler plajı. Balerin heykelinin olduğu patikadan yürümeye devam ettiğinizde yolun sonunda karşınıza çıkıyor. Falezlerin önünde uzanan bu muhteşem plajın etrafı yemyeşil çam ve zeytin ağaçlarla çevrili. Deniz dalgalı ama temiz.

Sahil kum ama denizin içi çakıl, yanınıza mutlaka deniz ayakkabısı alın. Yaz aylarında çok rağbet gördüğü için epey kalabalık oluyor. Erken gitmek de fayda var. Şezlong, şemsiye kiralama zorunluluğu yok. Havlunuzu herhangi bir yere atıp güneşlenebilirsiniz.

Greco Plajı (Greco Beach) ise Budva merkezde denize girilebilecek diğer bir sahil. Marinaya yürüme mesafesinde. Lezzetli yemekler yapan bir restoranı ve akşam eğlenceleri iyi olduğu için yaz aylarında epey hareketli oluyor, ancak denizi taşlı ve yosunlu. Pek de beğenilecek bir plaj değil, ama siz bilirsiniz.

9. Becici Plajı

Becici Plajı (Becici Beach) biraz daha şehrin dışında kalan, 1,9 km sahiliyle Budva’nın en uzun plajı. Kumsal küçük çakıl taşlarıyla kaplı ve deniz şehir merkezine göre daha temiz. Plajda ücretsiz gireceğiniz yerler de var, tesislerin olduğu paralı plajlar da. Budva’ya tatile gelen çocuklu ailelerin tercih ettiği plajlardan.

10. Kamenovo Plajı

Kamenovo Plajı, şehir merkezine uzak olduğu için nispeten daha sakin bir plaj. Dağlarla çevrili bir koy içindeki Kamenova Plajı çakıl taşlarından oluşuyor. Plaj ücretli ve ücretsiz olmak üzere iki bölümü var. Budva’da kalabalıktan uzak denize girmek isteyenler tercih edebilir.

11. Sveti Nikola Adası

Sveti Nikola Adası (Sveti Nikola Island) Old Town’ın sahilinde dolaşırken tam karşınızda gördüğünüz ada. Denizin adasında zümrüt yeşili gibi parlayan ada, halk arasında ‘Hawai’ olarak da anılıyor. Adanın üzerinde tarihi bir yerleşim yok. 3 tarafında denize girebileceğiniz güzel plajları var. Budva’ya 1 km mesafedeki adaya her yarım saatte bir kalkan tekne turlarıyla ulaşılıyor. Tatil için geniş zamanınız varsa Budva gezilecek yerler listenize burayı da ekleyin.

12. Stevi Stefan Adası

Stevi Stefan Adası (Stevi Stefan Island), Budva yakınlarında yer alan, küçük bir ada. Karadağ’ı Google’da arattığınızda fotoğrafını en çok göreceğiniz yerlerden biri muhtemelen burası olur. Kendine özgü, sıra dışı bir görüntüsü var.

Ada anakaraya içinden dar bir yol geçen küçük bir kumsal ile bağlı. Kırmızı çatılı evleri, adaya serpiştirilmiş gibi duran çam ve zeytin ağaçlarının süslediği Kale duvarları ile çevrili. Karadan bağlanan bu incecik yol ile birleşen ada çok hoş bir kompozisyon oluşturuyor.

Budva’ya sadece 5 km uzaklıkta olan adada 100 ev ve 3 kilise 12000 metre karelik alanı kaplıyor. Ada 19. yüzyılda 400 kişinin yaşadığı mütevazi bir köymüş. Bir dönem savunma ve sığınma yeri olarak kullanılmış. 1960’lı yıllarda balıkçı köyü sakin hayatına devam eden köylüler Yugoslavya’nın kurucusu olan Tito’nun verdiği kararla karaya taşınmışlar ve bu küçük adanın kaderi değişmiş.

Köylülerin karaya taşınmasındaki amaç dönemin jet sosyetesini buraya çekip adayı elitlerin tatil yeri haline getirmek. Plan tutmuş. Kısa zamanda Sofia Loren, Marliyne Monroe, Liz Taylor gibi yıldızların tatil yeri olmuş ada.

Yugoslavya’nın parçalandığı savaş günlerinde popülaritesini yitiren ada, tekrar eski şaşalı günlerine dönsün diye Asyalı bir turizm şirketine kiraya verilmiş. Restorasyon çalışmaları bittikten sonra ada 5 yıldızlı özel bir otel haline getirilmiş.

Adaya girebilmenin iki koşulu var. Birincisi bu lüks otelde konaklıyor olmak diğeri ise adadaki bir restoran için rezervasyonunuz olması. Fiyatlar orta halli gezginler için biraz uçuk olduğundan, adaya gelenler güzel bir kare fotoğraf çekmenin peşinde oluyorlar.

Stevi Stefan’ın fotoğrafını çekmek dışında farklı bir alternatifte kıyıdaki halk plajlarında yüzmek. Adaya bağlanan yolun ayırdığı plajın hem denizi güzel hem de ücretsiz. Budva gezilecek yerler listenize muhakkak ekleyin.

13. Kotor

Kotor, Budva yakınlarında yer alan Karadağ’ın diğer bir popüler şehri. UNESCO Listesindeki tarihi şehir merkezi en az Budva Stari Grad kadar güzel. Budva tatili planladığınızda en az 2 veya 3 gün de zamanınızı Kotor ve Kotor Körfezine ayırın.

Karadağ’ın kıyılarına katman katman sokulmuş Adriyatikle içiçe, sıradanlıktan uzak ve etkileyici bir coğrafyaya sahip Kotor. Körfeze sokulmuş masmavi denizi, zümrüt yeşili bitki örtüsü ile Kotor yaz tatilleri için nefis bir seçim olur.

Sahil ile kalenin arasında kalan, bitişik nizam dizilmiş evlerine doğru açılan kale kapılarından girerken, bir film setine adım atmışsınız gibi bir his gelip yerleşiyor. Çevrede gezilip görülecek çok sayıda güzel kasabası var.

Kotor dışına çıkıp Perast, Tivat, Budva gibi sahil şeridinde diğer şehirleri görmek isterseniz hepsi birbirine yakın. Hatta Perast ve Tivat’ı aynı gün içinde gezebilmeniz mümkün.

Budva gece hayatı

Budva’nın gece hayatı pek meşhur. Akşam içki içip eğlenebileceğiniz birbirinden güzel mekanlar var. Özellikle Almanya, Sırbistan, Arnavutluk gibi yakın ülkelerden sadece buradaki eğlenceli gece hayatı için gelenler dahi oluyor.

En ünlüsü tepedeki Top Hill. Paris Night Clup, Trocadero Discotheque Old Town bölgesine çok yakın barların olduğu caddedeki şehrin ünlü mekanlardan. Gece kulüplerinin bir kısmı saat 01.00 de kapanıyor. Bunların dışında daha sakin yerler isterseniz Old Town’un içinde kafa dinleyip sohbet edebileceğiniz canlı müzik yapan kafe ve barlar da var.

Budva nerede

Budva’ya nasıl gidilir

Budva’da havalimanı bulunmuyor. Türkiye’den Budva’ya hava yoluyla ulaşım için Podgorica, Tivat, Tiran ya da Dubrovnik gibi şehirler üzerinden aktarmalı bir yolculuk yapılması gerekiyor.

Podgorica’dan Budva’ya düzenli otobüs seferleri var. Türk Hava Yolları ile Podgorica’ya uçup, Podgorica’dan otobüsle Budva’ya gidebilirsiniz.

Tivat şehrinde de bir havalimanı var ama Türkiye’den direkt uçuş yok. Tivat üzerinden gitmek isterseniz Avrupa’daki şehirlerden aktarma yapmanız gerek.

Budva’ya gitmenin yollarından biri de Arnavutluk’un başkenti Tiran’a uçmak. Tiran uçak biletleri Podgorica biletlerine göre daha ucuz. Pegasus veya THY ile Tiran’a gidip, otobüsle İşkodra’ya, İşkodra’dan da Budva’ya kolaylıkla ulaşabilirsiniz. İşkodra şehir merkezinde hem taksiyle hem de otobüsle gidebilirsiniz.

Dubrovnik’ten gitmeyi düşünüyorsanız da Schengen vizesine ihtiyacınız var. Dubrovnik’ten Budva’ya düzenli otobüs seferleri var. Ama bu yol biraz daha zahmetli ve uzun.

💬 Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz