Hollywood yıldızlarının tatil beldesi Karadağ, Adriyatik Kıyılarına nazır şehir ve kasabalarıyla Balkanlar’ın en güzel ülkelerinden biri. Vizesiz tatil yapmak isteyen Türk vatandaşlarının yoğun ilgi gösterdiği Karadağ, denizi, güneşi, yeşil doğası ve Orta Çağ tarzı binaları ile tatilcilerin gözdesi. Karadağ’da, berrak suları ve hoş mimarisiyle ünlenen kıyı bölgeleri turistlerin en sık ziyaret ettiği yerler.

Dağ anlamına gelen “monte”, kara anlamına gelen “negro” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşan Montenegro ya da Türkçe adıyla Karadağ, Adriyatik’in incilerinden sayılıyor. 2500 yıllık geçmişi ile en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Budva, aynı zamanda Karadağ’ın dünyanın birçok yerinden turist çeken gözde tatil merkezlerinden biri.

Balkan turlarının vazgeçilmez ülkelerinden biri olan Karadağ, görülmesi gereken sayısız doğal güzelliğe ve tarihi yapıya sahip. Her biri için ortalama bir gününüzü ayırmanız gereken büyüleyici şehir ve kasabaları, dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çeken ülke, dağlık alanlarının fazlalığına rağmen kıyı şeridinde yer alan plajlarıyla da dikkat çekiyor.

Bir çoğu UNESCO listelerine girmeyi başaran milli parkları, şehirleri ve tarihi yapılarıyla adeta kusursuz bir turizm destinasyonu olan ülke, bunların yanı sıra zengin kültürü ve geçmişiyle de ilgi odağı olmayı başarıyor.

Karadağ’ın tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri de kuşkusuz Türk vatandaşlarından vize istememesi. Vizenin seyahat özgürlüğü önünde ne kadar büyük bir engel olduğunu sık sık dostlarımızdan duyuyoruz. Çünkü vize ile uğraşmak vakit kaybetmek istemeyenler, doğal güzellikleri olan, hem deniz tatili hem de kültür turu için Karadağ’ı tercih ediyor. Karadağ turları oldukça ilgi görüyor.

Karadağ, 1992’de Yugoslavya’nın dağılmasından sonra, tek birleşik devlet Sırbistan-Karadağ olarak bir süre kalan ülke, 2006’da yapılan referandumla halkının %55,3’ü bağımsızlık yönünde oy kullanarak “Avrupa‘nın en genç bağımsız cumhuriyeti” ünvanını aldı. Karadağ’ın, doğusunda Arnavutluk ve Kosova, kuzeyinde Sırbistan, batısında Hırvatistan, Bosna-Hersek, güneyinde Adriyatik denizi yer alıyor. Başkenti ise Podgorica.

Karadağ’da resmi dil “Karadağca” olmasına rağmen Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça dilleri de yaygın olarak kullanılıyor. Ayrıca turistik ve merkez konumda bulunan başkent Podgorica ve kıyı bölgelerde, İngilizce de sıkça kullanılıyor. Ortodoks Hristiyanların %74’ünü oluşturduğu ülkede, ikinci sırayı Müslümanlar, üçüncü sırayı ise Katolikler alıyor. 2017 tahminlerine göre nüfusu 622 bin olan ülkenin %43’ünü Karadağlılar, %32’sini Sırplar, yüzde 8’ini Boşnaklar ve yüzde 5’ini Arnavutlar oluşturuyor.

Karadağ, Adriyatik Denizi boyunca uzanan 300 kilometrelik kıyı şeridine sahip. Muhteşem manzaralara, nefes kesen dağlara ve Adriyatik kıyısındaki orta çağ esintili şehirlere sahip olan Karadağ‘ı ziyaret edenlerin ilk iki durağı ülkenin en çok turist ağırlayan destinasyonları Kotor ve Budva. Bu iki şehrin dışında Perast, Herceg Novi, başkent Podgorica, Bar, Tivat, Zabljak ve Çetinje şehirlerinde de çok sayıda gezilecek görülecek nokta bulunuyor.

Avrupalıların sıklıkla ziyaret ettiği Karadağ, son yıllarda gayrimenkul yatırımları ile de öne çıkıyor. Ülkede gayrimenkul yatırımı yapanlara ve iş kuranlara oturum izni verilmesi Karadağ’ın cazibesini artırdı. Türkiye’den iş kurmaya giden yaşamına Karadağ’da devam çok sayıda insan var.

Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Karadağ’da seyahat, konaklama ve yeme-içme maliyetleri daha düşük. Düşük bütçeli gezginlerinde rahatlıkla keşfedebileceği Karadağ, aynı zamanda güvenlik sorunlarından uzak ve çok huzurlu.

Karadağ Gezilecek Yerler

1. Kotor

UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Kotor şehri, etkileyici Orta çağ mimarisinin yanı sıra deniziyle de görenleri etkisi altına alan bir orta ölçekte bir liman şehri. Yolcu gemilerinin rotasında yer alan şehir Karadağ’daki en önemli turistik yerlerden biri. Körfeze sokulmuş masmavi denizi, zümrüt yeşili bitki örtüsü ile Kotor yaz ve bahar tatilleri için de nefis bir seçim.

Kotor hem körfezin adı, hem de bu bölgeye genel olarak verilen isim. Kotor şehir merkezinin tarihi bölgesi Stari Grad, birkaç katlı kiremit çatılı taş yapıların süslediği, Orta Çağ görüntüsünü olduğu gibi korumuş tarihi sokakları surlarla çevrili özgün bir atmosfere sahip.

Eski şehri gören kaleden aşağıya bakıldığında ise Stari Grad kırmızı renkteki legolardan oluşmuş bir üçgeni anımsatıyor. Sahil ile kalenin arasında kalan, bitişik nizam dizilmiş evlerine doğru açılan kale kapılarından girerken, bir film setine adım atmışsınız gibi bir his gelip yerleşiyor.

Stari Grad’ın birkaç tane kapısı var. Ama sahilde indiyseniz denize bakan ana kapının hareketliliği sizi içeri çekecek. 1555 tarihli Deniz Kapısı’ndan girip yürümeye başlayın. Küçüklü büyüklü meydanlar, çıkmaz sokaklar, kafelerden yayılan mis gibi kahve kokusu, kapılarındaki beyaz örtülü şık masalar size adım adım bu eski şehiri gezdirecek.

Old Town’da dolaşıp biraz daha bu atmosferin ruhunuza iyice işlemesini isterseniz, sarp bir dağın eteklerine kurulu şehrin manzarasının güzelliğini görmek için zirvede yer alan kaleye çıkın. Kaleye çıkan yol hemen Stari Grad’ın içinde. Kırk dakikaya yakın bir süre dik merdivenlerle kaplı yollar sizi bekliyor. Mutlaka rahat ayakkabılarınızı giyin ve sabah saatlerinde çıkmaya çalışın.

Kotor Körfezi’nin fiyort benzeri eşsiz bir manzarasının güzelliği burada gözler önüne seriliyor. Körfezin kıvrımları, bulutların gökyüzündeki dansı, sarp dağların yeşil örtüsü yorgunluğu alıp götürüyor. 12. yüzyıldan kalma Roma katedrali, Denizcilik Müzesi, Kedi Müzesi gibi gezilecek pek çok nokta var.

Kotor’u dolu dolu gezmek için iki gün ayırın. Her köşesinin tadını çıkarın. Kotor’a en ucuz nasıl gidilir diye soruyorsanız benim tavsiyem Arnavutluk‘un başkenti Tiran’a gidin. Tiran’dan Karadağ ile sınır olan İşkodra’ya geçip şehir merkezinden kalkan otobüslerle Budva’ya oradan da Kotor’a kolayca gelebilirsiniz. Pegasus’un çok uygun fiyatlı kampanyalarını takip edip uygun fiyatlı uçak bileti bulabilirsiniz.

2. Budva

Budva, nefis kumlu upuzun plajları, tarihi bölgesi “Old Town”, şahane koyları, kayalıkları, küçük adaları ve oldukça renkli geçen gece hayatı ile “Karadağ’ın Miami’si” olarak biliniyor. Karadağ’ın en turistik iki şehrinden biri.

Budva, 20 bin nüfuslu küçük bir şehir. Ne çok büyük, ne de sıkılmaya vakit bulacak kadar küçük. Sırtını yeşilin bin bir tonuyla kaplı dağ yamaçlarına, yüzünü güneşin ışığıyla parıldayan denize çevirmiş şehirde, Adriyatik’in maviliğine kendinizi bırakabileceğiniz hoş plajlar uzanıyor.

Kentte, tarihi dokusu olduğu gibi korunmuş Orta Çağ surları arasında gizlenmiş Stari Grad yer alıyor. Denize doğru uzanmış taş surlarına dalgaların çarptığı iki yanın da kumsalın olduğu şirin bir tarihi kent Stari Grad. Budva’nın en merkezi ve canlı noktası da Old Town ve çevresi.

Tarihi kentin kapılarından girdiğinizde, yürümekten keyif alacağınız duvarları çiçeklerle süslü, küçük butiklerin dizildiği daracık sokaklar göreceksiniz. Küçük meydanların da ise saatlerce oturup etrafı izleyeceğiniz kafeleri oldukça keyifli.

Stari Grad alan olarak küçük ama çok sayıda müze, kilise ve manastırla karşılaşıyoruz. Citadel yani Hisar eski şehrin en ön kısmında tüm heybetiyle duruyor. İçeride, deniz kenarında ada manzaralı bir kafe, klasik tarzda dikdörtgen bir kütüphane, müze ve geniş bir bahçe var. Citadel‘in en güzel yanı ise sonsuzluğa uzayıp giden manzarası.

Stari Grad’ın sağ tarafındaki sahilde sonu plaja çıkan çok keyifli bir yürüyüş yolu var. Bir tarafınız deniz, falezlerin dibinden yürüyorsunuz. Budva’nın simgelerin biri olan Dans Eden Kız Heykeli de burada. Hakkında çok sayıda hikaye olan heykeli Budva silüetinin hoş bir ayrıntısı.

Stari Grad’ın hemen yanındaki kumsalda denize girebilirsiniz. Budva‘nın hem şehir merkezinde hem de şehir dışında harika plajları var. Yaz döneminde Budva’yı ziyaret edecek olursanız birkaç saat Adriyatik’te serinlemek iyi olur.

Budva’nın oldukça renkli geçen gece hayatı da çok meşhur. Canlı müzik yapılan mekanlar, dans kulupleri farklı şehirlerden insanları Budva’ya çekiyor. Budva’da 1-2 gece konaklamak yeterli.

İşkodra’ya yakın olduğu için İstanbul’dan Tiran’a uçup, Tiran’dan Budva’ya gidebilirsiniz. Ya da başkent Podgorica’dan Budva’ya giden otobüslere binip Budva merkeze kadar gelebilirsiniz.

3. Tivat

Tivat, Kotor Körfezi kıyısında yer alan denizle iç içe ve havalı bir sahil şehri. Karadağ’ın güneybatısında yer alıyor. Kotor körfezindeki birçok şehirde sıklıkla karşılaştığımız “Eski şehir” ruhu burada yok. Karadağ’ın Modern ve yenilikçi yüzü Tivat.

Göz alıcı güzellikte, geceleri ışıl ışıl duran bakımlı bir liman ve dünyanın dört bir yanından gelmiş lüks yatlar şehre gelir gelmez göze çarpıyor. Avrupa’nın en prestijli limanlarından biri olarak kabul ediliyor Porto Montenegro. Tivat’ın lacivert sularındaki beyaz tekneleri güneşin altında ışıldıyor.

Tivat için “Yeni Monte Carlo” deniliyor. Pek de haksız bir benzetme değil. Pahalı bir Akdeniz şehri havası hissediliyor. Limanın bulunduğu bölge şehrin en turistik noktası Tivat’da gezinirken genelde yollar buraya çıkıyor. Marinadaki rezidanslarda Tivat’ın lüks tarafını öne çıkarıyor. Deniz kenarında uzanan kordon boyu lüks ve modern binalar, şık restoran ve kafeler, dünyaca ünlü markaların butikleri etrafı kuşatıyor. İnsanlar da bir o kadar güzel giyimli ve şıklıkta yarışıyor gibiler.

Gezilecek yerler arasında Trg Sv. Roko Meydanı, Buca-Lukovic Sarayı, Stevi Marko adası geliyor. Vaktiniz varsa Rönesans Yazlık Evi, kutsal heykelleri ile Çiçek Adası (Ostrvo Cvijeća) da hoş vakit geçirilecek yerlerden. Porto Montenegro, hemen yakınındaki Denizcilik Müzesi ve şehrin yeşil kalbi Veliki Gradski Park’ına da uğrayın.

Tivat şehri bir kıyı kenti olduğu için oldukça güzel plajlara sahip. Plavi Horizonti plajı Tivat’ın en ünlü plajlarından biri. Kalardova plajı ise havalimanına yakın ve çocuklu ailelerin tercih ettiği plajlardan. Seljanovo plajı ise Tivat’a yakın olduğu için tercih edilen plajlardan biri. Hepsinin suyu tertemiz ve yaz aylarında Avrupa’dan gelen turistlerle doluyor.

Karadağ’ın ikinci havalimanı burada olduğundan Kotor ve Budva gibi turistik şehirlere ulaşım daha kolay, ancak ülkemizden Tivat’a direkt uçuş bulunmuyor. Tivat’a Kotor sahilden kalkan otobüslerle gelebilirsiniz. Kotor Tivat arası 12 kilometre. Bir günde kolaylıkla gezebilirsiniz.

4. Perast

Perast, Kotor Körfezi kıyısında bulunan, sevimli, orta çağ esintili küçük ama cezbedici bir kasaba. Kotor ve Budva gibi kalabalık sahil beldelerinden kaçabileceğiniz, sokaklarda dolaşıp birkaç müze ve kiliseyi ziyaret edeceğini küçücük bir yer. Venedik Gotik mimarisinin izlerini taşıyan Perast ünlü bir ressamın tablosunda denizin kenarına kondurulmuş küçük bir köyü anımsatıyor.

Kasabanın merkezinde Kotor Körfezinin muhteşem manzarasını görebileceğiniz 55 metrelik uzunlukta St. Nikola Kilisesi’nin çan kulesi Perast’ın en çok ziyaretçi alan noktalarından biri. Kuleye çıktığınızda Perast’ın tüm güzelliği ayaklarınızın altında kalıyor. Giriş ücreti 1 Euro.

Sahil boyunca yürüdüğünüzde Perast Müzesi karşınıza çıkıyor. 17. yüzyıldan kalma bir malikane müzeye dönüştürülmüş. Sadece Perast’a değil tüm körfeze ışık tutan bir koleksiyonu var. Eğer müzeler ilginizi çekiyorsa buraya da uğrayın.

Perast’ın önünde iki küçük ada göreceksiniz. Bunlardan biri insan eliyle yapılan kilise adası Our Lady of the Rocks (Kayaların Leydisi). Adanın bulunduğu yerde olan kayalık bir alanda bir denizci tarafından meryem ana ikonası buluması ile başlayan süreç adaya bir kilise yapılmasıyla devam ediyor ve 1639’da ada bugünkü şeklini alıyor. Kilise daha sonra müzeye dönüştürülüyor. Ada Körfezin en çok fotoğraflanan noktalarından biri. Perast’tan tekne ile adaya gelmek 5 Euro.

Diğer ada ise Sveti Djordje Adası. Bu ada bir manastır adası, manastırda eğitim devam ettiği için ve ziyarete kapalı. Tekne turlarıyla yakınında geçip, fotoğraflayabilirsiniz.

Pirates Beach Bar ise kasabanın merkezindeki en popüler plaj. Ufak bir iskelesi var ve hayli kalabalık. Bajova Kula ise biraz daha dışarıda kalıyor. Arabayla 5 dakika mesafede olan Bajova Kula daha sakin ve koyun en güzel plajlarından biri.

Sahilde ise birbirinden şık kafeler ve restoranlarda dinlenip körfeze karşı nefis yemeklerden tadabilirsiniz. Hepsi birbirinden güzel manzaralarıyla saatlerce oturmak isteyeceğiniz mekanlar. Deniz ürünleriyle aranız iyiyse şanlısınız, körfezden gelen taze ürünleri çok seveceksiniz. Kotor’un geleneksel lezzetlerini de bulabileceğiniz restoranlar da tek sorun hizmetin biraz yavaş olması. Bu nedenle çok acıkmadan birini seçip siparişinizi verin.

Perast Kotor’a sadece 12 km uzaklıkta, eğer çok fazla vaktiniz yoksa en azından Perast’a bir yarım gün ayırın. Kotor Old Town’ın sahil kısmından kalkan otobüslerle Perast’a gidebilirsiniz. Diğer bir yol da Kotor’dan kalkan tekne turlarına katılmak. Turlar Perast’ın hemen önündeki Our Lady off the Rocks adasına da uğruyor.

5. Sveti Stefan Adası

Sveti Stefan Adası Karadağ’ın turistik şehirleri Kotor ve Budva kadar ünlü küçücük bir ada. Sveti Stefan Adası, sadece Budva Riviera’sında değil, tüm Akdeniz’in kendine münhasır sıra dışı yerlerinden. Bu adayı farklı kılan Adriyatik’e doğru uzanmış, ince bir kumsal bağlantısıyla oluşturduğu farklı coğrafi görüntüsü.

Kayalıkların üzerinde yükselen aralarında yemyeşil ağaçların bulunduğu kırmızı çatılı evler adanın silüetini tamamlıyor. Adanın etrafında açık maviden, laciverte doğru değişen sonsuzluk hissi veren Adriyatik.

Adanın tarihi ise 15. yüzyıla kadar gidiyor. Bir dönem balıkçı köyü olan Stevi Stefan adası 19. yüzyılda ise daha çok Osmanlılara ve korsanlara karşı savunma amaçlı da kullanılmış. Tito rejimin olduğu dönemde ise köylüler ana karaya yerleştirilmiş ve ada varlıklı insanların tatilini yapacağı şekilde düzenlenmiş.

Karadağ’ı ziyaret eden turistlerin gezi listelerinde üst sıraları alan geldiği Sveti Stefan Hollywood yıldızlarının tatil yaptığı ada olduğu için de Karadağ’ı ziyaret edenler için ikonik ve merak uyandırıcı duruyor. Adanın bu kadar tanınmasını sağlayan da Tüm dünyanın hayatlarını merak ettiği başta Liz Taylor, Kirk Douglas, Sylvester Stallone olmak üzere İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in adada sıklıkla vakit geçirmesi.

Adaya girebilmek için adadaki otelde kalmanız ya da adadaki bir restoranda rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Onun dışında adaya girişe izin verilmiyor. Bu nedenle çoğu insan Sveti Stefan’ı fotoğraflama ve uzaktan görmeye geliyor. Adanın yakınlarında çok sayıda güzel vakit geçirebileceğiniz sessiz saki plajlar var. Adaya gitmeseniz de buralarda vakit geçirebilirsiniz.

Sveti Stefan Budva’ya 10 kilometre uzaklıkta. Budva terminalinden kalkan otobüslerle şehir merkezine gelebilirsiniz. Arnavutluk’tan Karadağ’a geçecekseniz de Budva’ya gitmeden Sveti Stefan’a uğrayabilirsiniz.

6. Herceg Novi

Karadağ‘ın güneybatısında, Kotor Körfezi kıyısında yer alan Herceg Novi, 700 yıllık tarihi geçmişi ile bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biri. Şehir Orjen dağının eteklerine kurulu. Hırvatistan yolu üzerinde olan Herceg Novi, mimarisi denizle olan yakınlığıyla Kotor körfezinde göreceğiniz diğer şehirlere çok benziyor. Işıl ışıl yanan bir deniz manzarası ve tarihi korunmuş surlarla çevrilmiş bir “Old Town” bölgesi var.

Surlarla çevrimiş bu tarihi bölgeyi görmenin en iyi yolu yürümek. Rahat bir ayakkabıyla Old Town bölgesinde etrafı keşfekmek çok keyifli. Şehirde göreceğiniz en güzel yerlerden bu kalenin olduğu bölgede. Savina Manastırı, Bella Vista Meydanı en çok ziayeret edilen yerlerden.

Spanish Fortress (Spanjola Fortress) ve Kanli Kula (Kanlı Kule) çıkmak isterseniz de merdivenlerden oluşam bir yolu yürümeniz gerekiyor. Her iki kalenin de manzarası çok güzel. Ve şehri tepeden gördüğünüzde Adriyatiğin bu mütevazi şehrine hayran kalıyorsunuz.

Adriyatin için stratejik bir öneme sahip olan Kanli Kula, Osmanlı tarafından fethedilmiş ve 2000’e yakın asker ölmüş Kanli Kule adı buradan geliyor. İçerdeki zindan da ise esir düşen askerlerin duvarlara çizdiği gemi resimleri ve Osmanlı’ca kelimeler halen duruyor.

Kotor Körfezi çevresinde irili ufaklı plajları ile Adriyatik Denizi’nin tadını çıkarmak isteyenler için tam anlamıyla bir cennet. Günümüzde Rus ve Ukraynalıların turizm yatırımları ve ilgisi ile bir hayli hareketlenen bir şehir.

7. Podgorica

Podgorica, Karadağ’ın başkenti ve diğer şehirlerinden daha da az bilinen bir yer. ‘Dağın altında’ anlamına gelen Podgorica, yerel dilde Podgoritzsa diye okunuyor. Karadağ’ın kıyı şehirlerine göre fazla popüler değil. Ama başkent karmaşasının olmadığı sakin bir şehir. Ve diğer kentlere ulaşımın kolay olması nedeniyle Karadağ seyahatinin başlangıcında ya da son durak olarak tercih ediliyor.

Podgorica 1474’ten 1878’e kadar, tam 400 yıl, Osmanlı hâkimiyetinde kalmış. Bu nedenle etrafta dolaşırken Osmanlı’ya ait eserler görülüyor. Bölgedeki hakimiyeti sırasında kültürel olarak bıraktığı eserlerin bir kısmı yaşamaya devam ediyor. Stara Varos yani “Eski Türk Şehri” bunlardan biri. Şehrin tarihi bölgesi Stara Varoš (Eski Türk Şehri), camileri ve saat kulesiyle burası klasik bir Osmanlı çarşısı gibi.

Milenyum Köprüsü ise şehirde sunduğu manzarayla Podgorica silüetinin bir detayı. Moraca nehri üzerindeki köprü şehrin en modern yapısı olarak görülüyor.

Şehir merkezindeki Hercegovacka caddesi en hareketli yerlerden. Yol tarfiğe kapalı olduğu için insanlar rahatlıkla burada vakit geçiriyor. Cadde boyunca seçkin butikler, şık kafe ve restoranlar sıralanıyor.

İsa’nın Diriliş Katedrali ve Aziz George Kilisesi şehirde turistlerin ziyaret ettiği dini yapılardan. Kayalara oyulmuş Ostrog Manastırı ise Podgorica’nın en dikkat çekici yapısı. Görünümü ile Trabzon’daki Sümela’yı anımsatıyor ve ziyaretçilerin merakla ilgi gösterdiği bir nokta. Başkente 50 kilometre uzaklıktaki manastırın denizden yüksekliği 900 metre.

Podgorica’da görmenizi tavsiye edeceğim yer ise aslında yapay olan fakat görüntüsü hiçte yapay durmayan Niagara Şelalesi. Şehirden sadece arabayla 10 dakika uzaklıkta. Bahar aylarında gürül gürül akan kaynağını Civejna nehrinden alan şelale, etraftaki yürüyüş yolları ve fotoğraf manzaralarıyla çok keyifli.

8. Zabljak

Karadağ’ın kuzeyindeki şehirler de güneydekiler kadar güzel ve daha çok tabiat zenginlikleriyle anılıyorlar. Zabljak bu şanslı şehirlerden biri. Zabljak 1450 metre yükseklikte bir dağ şehri. Tabiatın cömert davrandığı Zabljak’da hayranlık uyandıran Tara Kanyonu ve Durnitor Milli Parkı ile tanınıyor. Tara Nehri 82 km uzunlukta, en derin noktası ise 1300 metreyi buluyor. Bu yönüyle Avrupa’nın en derin kanyonu Tara.

Tara Kanyonu ya da diğer adıyla Tara Boğazı Kanyon Karadağ’ın kuzey topraklarında Durnitor Milli Parkı’nın içinde uzanıyor. Bu eşsiz güzellikteki kanyon 1977 yılından beri UNESCO Dünya Mirası alanı olarak koruma altında.

Kanyonun zengin bitki örtüsü nehrin kıyısından zirvelere doğru her yeri sararken, heyecan uyandıran bir görsellik sunuyor. Aktığı yatak boyunca inişleri ve kıvrımlarıyla küçük çağlayanlar oluşturan Tara Nehri ise vadinin ortasında yaşamı simgeliyor.

Nehri o kadar berrak ve temiz ki, Kanyonu keşfetmeye gelen ziyaretçiler, hayranlıkla seyrettikleri bu yaşam kaynağının suyunu gönül rahatlığıyla içebiliyorlar.

Nehri bazı noktalarda sakinleşip bazı yerlerde ağırlaşırken bölgedeki farklı su kaynaklarıyla da birleşiyor. Bosna Hersek sınırındaki Piva Nehri ile birleşip Drina nehrini oluştururken, Bajlovica kaynağından da beslenerek çoğalmaya devam eder.

Tara Kanyo’nu özellikle sportif aktivitelerden keyif alanlara içingeniş bir yelpaze sunuyor. Doğa yürüyüşü yapmayı sevenlerin, amatör balıkçılıların, bisiklet ve motorsiklet tutkunlarının Karadağ’da en çok rağbet ettiği Milli Park Durnitor Milli Parkı.

Tara nehri ve kanyonunda jeep safari ve rafting sporları ise ziyaretçilerin en çok tercih ettiği su sporları olarak öne çıkıyor. Milli parkın içinde Rafting yapmayı sevenlerin adrenaline doyacağı farklı rotalar var. Hem profesyonellerin hem de amatörlerin beklentilerini karşılayan kanyon, bu işe ilk defa heves edip başlayanlar için de profesyoneller tarafından eğitim veriliyor.

Kanyon ve çevresinde uygun fiyatlı konaklama alanları da mevcut. Düzenli ve temiz kamp alanlarında çadır kurabilir isterseniz de bungalovlar da kalabilirsiniz. Konaklama yapılan yerler aynı zamanda rafting sporu için de bir merkez konumundalar. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerine farklı deneyimler sunan Tara Kanyonu’nu Karadağ gezilecek yerler listenize ekleyin.

.

5 YORUMLAR

  1. Harika bir yazı olmuş.Uzun zamandır vizesiz gezebileceğim ülkeler hakkında bir liste yapıyordum açıkçası ve listemde Karadağ yoktu.Ancak yazınızı okuduktan sonra ve fotoğraflara baktıktan sonra listeme eklemeye karar verdim 🙂
    Teşekkürler bilgiler için ! 🙂

  2. Karadağ hoştur, Ulçin, Bar, Budva ve Kotor harikadır. 1 hafta ayrılarak uygun tatil yapılır. En sevdiğim yer Kotor Körfezi ve Eski şehir kısmı.

💬 Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz