Marmara‘nın denizinin kenarına ilişmiş küçük bir sahil kasabası tadındaki Yalova, Türkiye’nin yüzölçümü olarak en küçük şehri. Bir yandan aldığı yoğun göçle hızla kalabalıklaşan şehir, kozmopolit bir kimliğe sahip.

1995 yılında İstanbul’un ilçesi olmaktan çıkıp, yakındaki komşu ilçelerle birleşip il oldu. İstanbul, Bursa, Kocaeli üçgeninin en önemli kavşak noktası. Marmara denizi çevresinde bir yerlere gidip geldiyseniz, illa ki sınırlarından içeri girmiş ya da en düşük ihtimal Yalova tabelası ile karşılaşmışsınızdır.

Daha çok sağlık ve termal turizmle özdeşleyen Yalova, haritada fazla yer kaplamasa da gezilecek yerler açısından kendinden beklenmeyecek kadar zengin. Doğası harikulade, yeşili bol, orman örtüsü bütün dağları sarmış.

Deniz, plaj isterseniz o da var! Kaplıcaları en başa yazarsak, kuytulara saklanmış şelaleleri, yemyeşil yaylaları, gizemli gölleri, eşi az bulunur arboretumu, Ata yadigarı köşkü… diye liste uzayıp gidiyor.

yalova gezilecek yerler

Yalova Gezilecek Yerler

Yalova, turizm alanında çok fazla kendini gösteremese de, kış soğuğunda kaplıcaların tadını çıkaran müdavimlerinin sayısı hiç de az değil. Marmara’da kış turizmi denilince adı en çok geçen yerlerden. Bir Uludağ değil belki ama, yine de hatırı sayılır bir yeri var, seveni çok.

Soğukla aram pek iyi olmadığından sanırım, kaplıcaların içinde olup gevşeme fikri bana hep iyi gelmiştir. Benim gibi düşünenlerin sayısı da çok ki ocak, şubat aylarında termaldeki oteller tıklım tıklım oluyor.

Malum Akdeniz iklimine ayak uydurmuş, üşüyen bir milletiz, sıcak suyu da havayı da seviyoruz. Konaklamalı gitmeyi düşünüyorsanız önceden programınızı yapın!

Şehir küçük olduğu için gezilip görülecek yerler birbirine yakın, ama yine de bir gün de gezecek kadar küçük değil. Önce bir fragmanını izleyeyim diyorsanız hızlandırılmış bir hafta sonu turuna, tadımlık bir gezi niyetine sığdırılabilir. Tabi bu biraz da ne zaman gittiğinize, nereleri göreceğinize bağlı.

1. Yürüyen Köşk

yalova yürüyen köşk

Yürüyen Köşk, Yalova sahilinde konumlanan Millet Çiftliği’nin içinde yer alıyor. Deniz otobüsü Yalova’ya gidecekseniz, gezmeye başlamak için iyi bir başlangıç noktası, iskeleye yürüme mesafesinde. Atatürk’ün isteğiyle 1929 yılında yapılan köşk, bir çınar ağacının yanında bulunuyor.

Köşkün adının hikayesi de bu çınardan geliyor. 1930’da çınar ağacının dalı köşkün çatısına ve duvarına değdiği için görevliler Atatürk’ten dalı kesmek için izin istiyor.Bunun üzerine Ancak Atatürk çınar ağacının dalının kesilmesi yerine binanın raylar yardımıyla biraz ileriye alınmasını istiyor.

Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuluyor. O gün bugündür köşk ‘Yürüyen Köşk’ adıyla anılıyor. 2006 yılında Yalova Belediyesi tarafından onarılan köşk bir müze olarak hizmet veriyor.

2. Yalova Kent Müzesi

Yalova Kent Müzesi, kent tarihinde önemli bir yere sahip olan Yalova Hükümet Konağı binasında, kentin merkezinde ve sahile yakın yer alıyor. Müze olarak iki ayrı bölümden oluşuyor. Belediye ve valiliğin ortak projesiyle ziyarete açılan Yalova Kent Müzesi iki katlı bir binada bulunuyor.

Müzede 8 bin yıllık tarihi geçmişe uzanan Yalova tarihinden bilgi, belge ve fotoğraflar, turizm, sosyal yaşam, spor ve eğitim hayatından kesitler sunuluyor. Müzenin en ilgi çeken parçası ise Yalova’nın genel kent planını sunan maket ile Yürüyen Köşk maketleri. Çok büyük beklentiniz olmasın, ortalama bir müze. Giriş ücretsiz.

3. Karakilise

yalova karakilise

Karakilise, Yalova kent merkezinin 3 km doğusunda Çiftlikköy ilçesinin sahilinde yer alıyor. Yerleşim yerlerinin tam ortasında kalmış, birkaç metre ilerisinde apartmanlar var. Erken Bizans dönemi yapısı olan, MS 6. yüzyılda hamam, MS 8. ve 9. yüzyıllarda kilise olarak kullanılan yapı tuğla malzemeden yapılmış.

Kubbesi ve kemerleri günümüze sağlam gelebilen kilise, yörede Tarihi Kilise, Eski Kilise gibi isimlerle de biliniyor. Kilise pek iyi durumda değil, Yalova’nın deprem bölgesi olduğunu hesaba katarsak restore edilmezse ufak bir sarsıntıda yerle bir olabilir.

4. Yalova Belediyesi Açık Hava Müzesi

Yalova Belediyesi Açık Hava Müzesi (Arkeopark), Safran Dere’nin köprü başında, eskiden uygulama oteli, milli eğitim müdürlüğü ve hastanenin olduğu alana kurulmuş. Merkezdeki Kazım Karabekir mahallesinde yer alıyor.

2003 yılında açılan müzede Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait eserler ile Yalova’nın farklı yerlerinde bulunan tarihi yapıların maketleri bulunuyor. Aslında müzeden çok bir bahçeyi anımsatıyor. Eserler rasgele konulmuş ve bilgi veren hiçbir yazı yok. Epey bakımsız durumda. Bahçedeki ağaçlar ve yürüme yolu hoş. Giriş ücretsiz.

5. Karaca Arboretumu

Karaca Arboretumu

Karaca Arboretumu (Karaca Ağaç Parkı), Yalova’nın gözbebeği. Hatta Yalova’ya sadece arberetumu görmeye bile gidilir, benim gibi ağaca yeşile aşıksanız tabi. Türkiye’nin ilk özel arboretumu özelliğini taşıyor.

1948’de Hacı Halil Karaca tarafından kavaklık yapılmak üzere alınan arazi, 1970’li yıllara gelindiğinde oğlu Hayrettin Karaca tarafından dünyanın farklı yerlerinden getirilen bitkilerle süslenmiş.

Günümüzde 13.5 hektar arazide, 7 bin civarında değişik bitki türü, alttür, varyete ve kültür formuna sahip olan ağaç müzesinde Asya, Avrupa, Afrika, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi farklı kıtalardan getirilen ilginç bitki türleri bulunuyor. Arboretum, il merkezine 5 km mesafede Samanlı Köyü içerisinde yer alıyor. Yalova merkezden kalkan dolmuşlar önünden geçiyor.

6. Yalova Plajları

yalova plajları

Yalova Plajları, Yalova’da yaz turiminin en hareketli yaşandığı Çınarcık ile Armutlu ilçeleri arasında bulunuyor. Şehrin kuzeyinden güneybatısını çevreleyen Marmara Denizi’nin en bakir ve temiz koylarının pek çoğu Yalova’da yer alıyor. Yalova’nın en iyi plajları arasında Kuruköy, Esenköy, Çınarcık, Armutlu ve Ayıburnu yer alıyor.

7. Yalova Atatürk Köşkü

Yalova Atatürk Köşkü, bana göre Yalova’nın tarihsel olarak en etkileyici yapılarından. Kuruluşun ilk yıllarının önemli bir tanığı. Atatürk’ün yaz dönemi çalışmalarını sürdürdüğü yer olan köşkte Serbest Fırkanın kuruluşu, Çok partili sisteme geçiş, Yerli Malı Haftası gibi önemli kararlar alınmış.

Köşkün ilk yabancı ismi o dönemin önemli bir aktörü İran şahı Pehlevi. Cumhuriyetin ilk yıllarında hükümetin yaz dönemi çalışmaları da burada yapılmış.

Köşk, Yalova’nın Termal ilçesinde, 2 katlı tamamen ahşaptan yapılmış. 1929 yılında Atatürk’ün emriyle Hakkı Eldem tarafından 38 günde inşa edilmiş. 4 kabul salonu ve 11 odası var. 1984 yılında restore edilen köşkte Atatürk’ün kişisel eşyaları, sanat eserleri, sandalye ve yemek takımı bulunuyor.

8. Çınarcık

çınarcık yalova

Çınarcık, Yalova’nın merkez dışındaki en büyük ilçesi. Yalova’ya 20 km mesafede yer alan ilçenin tarihi MÖ 4000 yılına kadar uzanıyor. Frigyalılar, Kimiryalılar ve Romalılar’ın izlerini taşıyan ilçenin Bizans Dönemindeki adı ‘temiz havası olan şehir’ anlamına gelen KİO olarak anıldığı biliniyor. Özellikle hafta sonu gezilerinde ve yaz aylarında oldukça kalabalıklaşan Çınarcık’ta Termal, Esenköy, Erikli Yaylası görülmesi gereken yerler arasında.

9. Erikli Yaylası

erikli şelalesi
Erikli Şelalesi

Erikli Yaylası, Yalova’da doğayla buluşmak için en doğru adres. Denizden 600 metre yükseklikteki yayla, yemyeşil ormanlar, dereler, patikalar ve şelalelerle bezeli. Kampçı ve doğa sporlarıyla uğraşanların yılın her dönemi ziyaret ettiği yaylada Erikli Şelalesi mutlaka görülmeli.

Erikli Şelalesi, Erikli Yaylasının doğa harikası oluşumu. İlkbahar ve yaz aylarında çevresinde mesire alanlarıyla bölgedeki birçok kişiyi ağırlayan şelale Çifte Şelale olarak da tanınıyor. Şelaleleye Çifte Şelale denilmesinin sebebi ise biri alt biri de üstte onu besleyen iki ayrı şelalelenin olması. Erikli Şelalesinin yanında otoparkı, kafesi, tuvaleti ve duşu olan bir kamp alanı da bulunuyor.

10. Dipsiz Göl

Dipsiz Göl, Çınarcık ilçesindeki Erikli Yaylası’nda yer alıyor. Biri 530, diğeri 570 rakımda bulunan iki gölden oluşan göller Büyük ve Küçük Dipsiz Göl olarak adlandırılıyor.

Kent ormanına yaklaşık 2 km uzaklıktaki gölün çevresi de bitki ve yaban hayvanı popülasyonu açısından oldukça zengin. Göl çevresindeki yeşil alanlarda piknik ve yürüyüş gibi aktiviteler yapılıyor. Yalova’nın tek doğal gölü olan Dipsiz Göl krater gölü özelliği taşıyor.

11. Sudüşen Şelalesi

Sudüşen Şelalesi

Sudüşen Şelalesi, Yalova Termal ilçesinde görebileceğiniz başka bir güzellik. Şehrin doğa harikalarından biri olan şelale, Samanlı Dağları’nın arasında, yeşilin her tonuna boyanmış ormanlık bir alanla çevrili.

Şelalenin akıntısı kuvvetli olduğundan burada yüzmek pek güvenli değil. Ancak piknik alanları ve muhteşem doğasıyla kamp, doğa yürüyüşü, bisiklet turları gibi aktiviteler için oldukça elverişli.

12. Harmankaya Tabiat Parkı

Harmankaya Tabiat Parkı Yalova’nın Termal ilçesindeki en güzel duraklardan. 3.6 hektar genişliğindeki tabiat parkı yemyeşil orman dokusu, küçük şelaleleri ve doğa yürüyüşüne uygun yürüyüş parkurlarıyla doğa severler için tam anlamıyla bir cennet. Bahar ve yaz aylarında piknikçilerin akın ettiği tabiat parkı bölgeye özel bazı endemik bitki türlerini de barındırıyor.

13. Termal Çınarlı Hıyaben Yolu

Termal Çınarlı Hıyaben Yolu, Termal Kaplıcalarını Yalova’ya bağlayan, Atatürk döneminden günümüze yolu sarmalayan çınar ağaçlarıyla tanınan sembolik bir yer. Çınar ağaçlarının oluşturduğu yeşil tünel görüntüsü ile Yalova’nın en güzel yolu olarak kabul edilen Çınarlı Hıyaben Yolu, 12 bin 350 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde. Yol güzergahında bulunan çınarlar 1930 yılında dikilmiş. Yolda toplam 2 bin 250 çınar ağacı bulunuyor.

14. Yalova Termal Kaplıcaları

yalova termal kaplıcaları

Yalova Termal Kaplıcaları, günümüzden 4 bin yıl önce gerçekleşen sismik hareketlerle oluşmuş. Kaplıcalar, Yalova şehir merkezinden 12 km uzaklıkta bulunuyor.

Türkiye’de şifa turizmi deyince akla ilk gelen yerlerden biri olan kaplıcalar, altın madalya sahibi tek Türk Kaplıcası. Sularının kaliteli ve içilebilir olması nedeniyle de dünyaca üne sahip olan Yalova Termal Kaplıcaları 2 bin yıldan bu yana insanların şifa aradıkları yer olarak biliniyor.

İlk hamamın Bizans İmparatoru Constantinus tarafından yapılan kaplıcalarda bulunan yeni banyolar ve köşkler Sultan Abdülmecid Dönemi’nde yaptırılmış. 1929’da Atatürk’ün isteğiyle hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtılan kaplıcalar 1. dereceden doğal, arkeolojik ve tarihi sit alanı olarak korunuyor.

1929 ‘da Atatürk’ün isteğiyle hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtılan kaplıcalar 1. dereceden doğal, arkeolojik ve tarihi sit alanı olarak korunuyor. İçinde spor salonu, yürüyüş parkuru banyolar, hamamlar bulunan Yalova Termal Kaplıcaları günümüzde Sağlık Bakanlığı tarafından yönetiliyor.

İçinde spor salonu, yürüyüş parkuru banyolar, hamamlar bulunan Yalova Termal Kaplıcaları günümüzde Sağlık Bakanlığı tarafından yönetiliyor.

Yalova, ekolojik çeşitliliği, sağlık turizmi için uygun kaplıcaları, zengin tarihi geçmişi ve buram buram Atatürk sevgisi ile Marmara Bölgesinin saklı cennetlerinden.

Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz 💬

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz