Antalya; turizmi, köklü tarihi ve dört mevsim parlayan iklimiyle sadece Akdeniz’in değil, dünyanın en şanslı şehirlerinden biri. Peki, bu devasa körfez kentini tüm heybetiyle kuş bakışı izlemeye, şehri ayaklarınızın altına almaya ne dersiniz? İşte o eşsiz manzaranın adresi: Tünektepe. Bey Dağları’nın Akdeniz’le kucaklaştığı noktada, 618 metre yükseklikte konumlanan Tünektepe, çam ormanlarıyla örtülü tam bir seyir terası. Burası, her gün önünden binlerce insanın geçtiği ama birçoğunun zirvesindeki o muazzam panoramadan bihaber olduğu gizli bir kale gibi.
Uzun yıllar Antalya’da yaşamış biri olarak, bu “farkında olmama” eleştirisini önce kendime yapıyorum. Antalya – Kemer yolunu defalarca kullanmış olmama rağmen, burayı keşfetmeyi uzun süre erteledim. Ancak teleferiğin açılışıyla birlikte bu eksikliğimi fazlasıyla giderdiğimi söyleyebilirim.

Tünektepe: Bey Dağları’ndan Akdeniz’e Bakış
Seksenli yılların başında yapılan Döner Gazino, Tünektepe’nin ilk restoranı ve bir dönemin cazibe merkeziydi. Düşünün şehri gören bir tepenin üzerindesiniz, daire şeklinde bir restoranda akşam yemeğinizi yiyorsunuz ve bulunduğunuz zemin siz farkında olmadan dönüyor. Harika değil mi? Sadece manzara değiştiğinde restoranın döndüğünü fark ediyorsunuz. Tünektepe uzun süre bu özelliğinden dolayı Döner gazino olarak anılmıştır.
O dönemde Döner Gazino bu sıra dışı özelliğiyle bilinen, Antalya’nın en gözde yerlerinden biriydi. Şehrin batısında yer alan Tünektepe bugünlerde, Antalya’nın gelecekteki simgesi olabilecek yeni bir projeyle gündemde. Otuz odalı turistik bir tesis, çekim merkezi ve yaşam alanı olarak yeni bir projeyle adını çokça duyuracağa benziyor.
Projede, kurulan tesisisin yanında Akdeniz’i yansıtan 3 tane Akdeniz Fokunun arasında bir tane turuncu küre ile tamamlanacak. Bir dönem burada yamaç paraşütü yapıldığını duydum. Belki ileriki yıllarda burada bir pist olur ve tepeden limana doğru süzülerek ineriz. Ne dersiniz?
2002’de yenilenen yaklaşık 6km’lik oldukça dik bir yola sahip olan Tünektepe, her dakikasında muhteşem bir manzaraya sahip. Dağın eteklerinden kıvrıla kıvrıla çıktığınız bu yol çam ağaçlarının mis gibi kokusuyla size eşlik ediyor. Tepe’ye vardığınızda bu yol hikayesi Antalya’nın büyüleyici güzelliğiyle birleşiyor. Arkanızda tüm görkemiyle Bey dağları, solunuzda limandan, falezlere uzanan bir Akdeniz kenti, sağ tarafınızda Sıçan adası ve Toroslar’ın eteklerine sığınmış benzersiz koylar.

Tünektepe’de gezinirken dağlardan gelen tertemiz oksijeni içinize çekin ve 1 TL ile çalışan sabit teleskopları da denemeyi unutmayın. Kısa sürede gezebileceğiniz fakat uzun uzun çevreyi izleyebileceğiniz şekilde tasarımı yapılmış alan en yüksek noktasında şu anda atıl durumda olan Döner gazino ve hemen altında restoran, kafe ve teraslardan oluşuyor.
Tüm bunları bir araya getiren Tünektepe kesinlikle Antalya’da yapılması gerekenler listesinde ilk 10’a girmeli derim. Paris’te Eyfel Kulesi, New York’da özgürlük heykeli kent kültürüne nasıl katma değer sağlıyorsa ve bu şehirlerin markalaşmasında önemli bir yere sahipse Tünektepe’de Antalya’nın simgesi haline gelebilecek bir potansiyeli barındırıyor.
Projenin ilk ayağı diyebileceğimiz teleferik ise hizmet vermeye başladı bile. Beni en çok heyecanlandıran kısmı teleferik deneyimi oldu diyebilirim. Sarısu’da, Kadınlar plajının hemen yanında bulunan teleferiğin başlangıç noktası, Sarısu–Tünektepe hattında 8 kişilik kabinlerle hizmet veriyor. Hafta içi ziyaretçi sayısı daha az olduğu için kabine iki kişi binme şansınız var.


Havanın rüzgarlı ve yağışlı olduğu günlerde gitmeden önce aramakta fayda var olumsuz hava koşullarına teleferik çalışmıyor. Benim gibi yükseklik korkusu olan biriyseniz, Tünektepe teleferik hattı bu korkunuzu yenmek için ufak bir alıştırma olabilir. Tepeye doğru yükselirken gördüğüm manzara karşısında korkumu unuttum diyebilirim. Gelirken fotoğraf makinalarınızı ya da telefonlarınızı sakın unutmayın. Çıkışta ve inişte bol bol kayıt almak isteyeceksiniz.
Tepeye ulaşmak için karayolu ve teleferiğin dışında başka bir alternatif daha var. Tünektepe’nin ana yola bakan cephesinde toprak bir yol ormanın içinden devam ediyor. Oldukça dik ve taşlık olan bu yol sizi belli bir mesafeye kadar çıkaracaktır. Dinlenerek yaklaşık 4 saat yürüdüğümüz yolda toprak yol bittikten sonra asıl zorlu kısım başlıyor. Devamı sık bir orman örtüsü ve kayalık alan.
Bu yolu yürümeyi düşünüyorsanız sabah erken saatte yola çıkmanızı ve hazırlıklı gelmenizi öneririm. Güneş arkanızda kalsa da yaz aylarında burayı çıkmak epey yorucu. Yolda su kaynağı yok ve yanınızda en az iki litre su ve atıştırmalık almalısınız. Telefonun çekmediği noktaları da hesaba katarak rotayı şaşırmamak için haritayı telefonunuza önceden yükleyin.


Dağ bayır yürümeyi sevenler için iyi bir alternatif fakat bazı yerler çok dik ve zorlu. Özellikle tepeye ulaşmaya yaklaştığınız sırt taşların kaygan ve otlarla sarılı olması nedeniyle epey zorlayıcı olabiliyor. Yolda işaretleme yapılmış ve son kısımlarında asfalt yola ulaşacağınız noktaya yakın ağaçlara bağlanmış bir halat var.
Yorgunluğun iyice kendini gösterdiği son kısımlarda, tırmanış yaparken işimizi epey kolaylaştırmıştı. Yol boyunca Antalya’yı farklı bir açıdan izlemek, teleferikle çıkanların şaşkın bakışlarıyla karşılaşmak, orman örtüsü karşılaştığımız sincaplar, kaplumbağalar ve doğanın sessizliği “bu yorgunluğa değdi” dedirtiyor. Trekking sevenler bu rotayı listenize eklemeyi unutmayın.
Tünektepe’de bu güzel manzaraya karşı konumlanmış restoran ve kafeler var. Fiyatları ise oldukça makul. Restoranda akşam yemeği yiyebilir, ya da dostlarla çay/gözleme keyfi yapabilirsiniz. Bizim ziyaret ettiğimiz dönemde iki teyze ocağın başında harika gözlemeler yapıyordu, tadına bakın. Restorandaki menü ise çok zengin değil. Hamburger, köfte, ızgara, makarna gibi seçenekler var. Piknik yapmak için müsait değil.
Tünektepe Teleferik, ziyaret saatleri, teleferik ücreti
Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri kapalı olan işletme 10:00 ile 18:00 arası hizmet veriyor.
Giriş Ücreti: Kişi başı 15TL olan teleferik, engelliler ve 0-6 yaş arası çocuklar için ücretsiz.
Tünektepe Nerede
Tünektepe’ye nasıl gidilir
Antalya’nın o meşhur manzarasını 618 metre yükseklikten izlemek için önce teleferik istasyonuna ulaşmanız gerekiyor. Tünektepe’ye çıkışın ana anahtarı olan teleferiğin başlangıç noktası, şehrin batı çıkışındaki Sarısu bölgesidir.
İşte ulaşım için en net ve güncel seçenekler:
🚌 Toplu Taşıma İle Ulaşım
Sarısu, Antalya’nın ana aktarma merkezlerinden biri olduğu için şehrin hemen her noktasından tek vasıta ile buraya gelmek mümkün. Kullanabileceğiniz hatlar şunlardır:
- Lara & Işıklar Bölgesi:
KL08(Bu hat şehrin en uzun ve en sık geçen hattıdır),GCK76 - Konyaaltı Hattı:
KL08,DM84,KC33,KC34,MF40,TK32,UC32 - 100. Yıl & Merkez:
KL08,DM84,GCK60,GCK76,KC34,UC32 - Kepez Tarafı:
TK52,AF04,DM84 - Havalimanı:
800numaralı hat ile doğrudan Sarısu’ya ulaşabilirsiniz.
🚗 Özel Araç ve Alternatif Yollar
Eğer kendi aracınızla geliyorsanız veya Kemer yönünden dönüyorsanız işiniz çok daha kolay:
- Lokasyon: Teleferik istasyonu Antalya-Kemer yolu üzerinde, Sarısu Depolama Alanı’nın hemen arkasındadır.
- Otopark: İstasyonun hemen yanında aracınızı güvenle bırakabileceğiniz ücretli bir otopark alanı mevcuttur.
- Kemer Araçları: Şehir içi otobüslerin dışında, Kemer yönüne giden veya o yönden gelen tüm ilçe minibüsleri ve araçlar Sarısu mevkisinden geçmektedir. Şoföre “Sarısu Teleferik” derseniz sizi tam önünde indirecektir.
Tünektepe’ye gitmek için sadece teleferiği kullanmanıza gerek yok, tepeye çıkan kıvrımlı bir kara yolu da mevcut; ancak teleferik hem daha hızlı hem de yükselirken size sunduğu o adrenalin dolu manzara ile kesinlikle daha keyifli. Eğer hafta sonu gidecekseniz, teleferik kuyruğuna takılmamak için sabahın erken saatlerini tercih edin. Yanınıza bir hırka almayı da unutmayın; aşağıda hava yanarken yukarıda Bey Dağları’nın serinliği sizi şaşırtabilir.










