Kaş, Antalya’nın muhteşem koyları ve kıyılarıyla öne çıkan, son yıllarda popülerliği giderken artan bir turizm beldesi. Dalmaçya kıyılarını andıran sahillerinde sıralanmış nadide koyları, maviliklere uzanan yarımadaları, denizin ortasında bir nazarlık gibi duran yemyeşil, minicik adalarıyla bağımlılık yapacak kadar güzel.

Kış aylarında bile güneşin yüzünü esirgemediği Kaş, Arnavut kaldırımlı şirin sokakları, iki katlı ahşap çatılı evleri, begonvillerle süslü dükkanları ile kendine has bir Akdenizli.

Kaş Gezilecek Yerler

Antalya’nın Batı kıyılarında, dik yamaçların eteğine kurulmuş olan Kaş sadece muhteşem sahillerden ibaret değil.

Farklı uygarlıkların izlerini görebileceğiniz antik kentleri, denizin ortasındaki batık şehri, neredeyse yıl boyu yeşil rengini koruyan orman örtüsü, yükseklere serpilmiş yaylaları, gizemli kanyonlarıyla da keşfetme duygusunu harekete geçiren, kıskanılacak kadar zengin bir coğrafya.

Kaş Gezilecek Yerler

1. Kaş Çarşı

Kaş Çarşı

Kaş Çarşı, Kaş’ın en hareketli yeri. Limanın etrafına sıralanmış, inişli yokuşlu sokakları, deniz manzaralı butik otelleri, nostaljik meyhaneleri ve balık restoranlarıyla kendine has sakin bir ambiyansı var.

Tek tük arabanın geçtiği dar sokaklarında dolaşmak çok keyifli. Yüksek binalar, rahatsız eden bir kalabalık yok, her bir köşesi Akdeniz sıcaklığında. Cumbalı evlerin, Arnavut kaldırımlı sokakların arasında dolaşırken nereyi fotoğraflayacağını şaşırıyor insan.

Kaş Uzun Çarşı, Kaş merkezin en albenili sokağı. Eskiden çarşının merkezi de burasıymış. Kaş’ın simgesi olan sokak, begonvillerle süslü iki katlı evleri, süslü vitrinli küçük dükkanlarıyla çok sevimli. Sokak boyunca iki katlı ahşap pencereli evler ve alt katlarında butikler ve hediyelik eşya dükkanları sıralanıyor.

Özgün dokusunu kaybetmemiş olan Uzunçarşı, Kaş’ın en çok fotoğraflanan yerlerinden biri. Etrafında yine böyle hoş etrafı izlemekten keyif alacağınız sokaklar var.

Aslanlı Lahit, Kaş’ın sembol noktalarından. Uzunçarşı sokağı boyunca yokuş yukarı yürürken hemen sağda kalıyor. MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Aslanlı Lahit, yaşlı bir çınar ağacının gölgesinde duruyor. Lahit çatı kısmındaki 4 aslan kafası figürü, küçük pencereleri ve üzerindeki işlemelerle Likya dönemi sanatçılarının elinden çıkmış gibi duruyor.

2. Küçük Çakıl

Küçük Çakıl Plajı
Kaş Küçük Çakıl

Küçük Çakıl, Kaş’ın en küçük plajı. Kaş Uzunçarşı’ya bir kaç dakika yürüme mesafesinde olan Küçük Çakıl merkezde denize girmek isteyenlerin favori plajlarından. Her iki yanında birkaç metrelik kayalıkların yükseldiği, küçük çakıllarla kaplı bu minik plaj, girişinde sarmaşıklarla kaplı merdivenleriyle misafirlerini karşılıyor.

Kayaların arasına gizlenmiş Küçük Çakıl, turkuaz denizi ve kimseler yokken hissedeceğiniz ‘size özel’ havasıyla gerçekten benzersiz. Tertemiz denizinde geçirilecek birkaç dakika insanın ruhunu iyileştiriyor. Plajın hemen bitişiğinde özel plajlar var ancak Küçük Çakıl’ın içinde herhangi bir tesis yok. Giriş ücretsiz, havlunuzu attığınız her yer sizin.

3. Büyük Çakıl

Büyük Çakıl

Büyük Çakıl, Küçük Çakıl’ın ilerisinde, Kaş merkezden 1,3 km uzaklıkta, nefis bir plaj. Kıyıdan içeri doğru uzanan, yeşil çalılıklarla kaplı dik yamaçlar arasında kalıyor. Sahil büyük çakıl taşlarıyla kaplı, denizi biraz dalgalı, tertemiz ve göz kamaştırıcı bir mavi. Plaj aynı tüm bu eşsiz özelliklerini bir noktayı daha ekleyelim, Kaş’ta gün batımı izleyebileceğiniz en güzel yerlerden biri burası.

Denizin bu albenili rengini dağlardan gelen kaynak sularından alıyor. Yüzerken yer yer serinlik hissediliyor. Gün boyu güneş alan bir koyda serinlemek için denize girmek çok keyifli. Çarşaf gibi bir deniz beklemeyin ve çabuk derinleştiği de aklınızda olsun. Plajda ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz birkaç işletme var.

4. Kaş Antik Tiyatro

Kaş Antik Tiyatro

Kaş Antik Tiyatro, Anadolu’daki deniz manzarasına sahip sayılı tiyatrolardan biri. Kaynaklarda M.Ö. 1.yüzyılda yapıldığı, Helenistik Dönem’de inşa edildiği söyleniyor. Bazı yerleri restore edilmiş. 26 oturma sırasına sahip tiyatronun sahne binası yok. Kaş’ta düzenlenen şenlik ve festivallerde bu tiyatro kullanılıyor.

Akşama doğru gün batmadan önce gelirseniz, gün batımının en güzel ve en uzun halini izleyebilirsiniz. Merkez Camii’den başlayıp Necip Bey Caddesi boyunca yürüyün. Yaklaşık 5 -10 dakikada tiyatroya ulaşabilirsiniz.

Antiphellos Antik Kenti, Kaş’ın bulunduğu yerde MÖ 4. yüzyılda kurulmuş. Lykia dilinde Habesos veya Habesa adıyla anılan Antiphellos, Lykia Bölgesi’nin eski yerleşim yerlerinden biriydi. Antik kentten günümüze kalan kalıntılar Kaş merkezinin farklı yerlerine dağılmış.

Antiphellos Antik Kenti’nden günümüze sadece Kaş Antik Tiyatro, tiyatroya yakın bir yerde olan Akdam Dor Gömütü, Uzunçarşı’nın girişindeki Kral Mezarı, Kaş’ın arkasındaki kayalık tepede duran kaya mezarları kalmış.

Phellos Antik Kenti, kuzeydoğusunda deniz seviyesinden yaklaşık 950 metre yükseklikte Fellen-Yayla mevkiinde yer alıyor. “Taşlık ülke” anlamına gelen Phellos ve kentin limanı Antiphellos Grekçe isme sahip ender Likya şehirlerinden.

Yaklaşık 550 metre uzunluk ve 200 metre genişliğindeki bir alana yayılmış olan Phellos Akropolisi, tümüyle surlarla çevrelenmiş. Demre-Kaş karayolu üzerindeki Ağullu yerleşiminden Çukurbağ yönüne devam edilerek ulaşılabilir.

5. İnceboğaz Plajı

İnceboğaz Plajı
İnceboğaz Plajı

İnceboğaz Plajı, Çukurbağ yarımadasının, isminden de anlaşıldığı gibi en ince noktasında yer alıyor. Biri Kaş limanı, Meis adası ve Limaağzı’na adalara bakan, diğeri Kaş Marina’ya nazır iki ayrı plajdan oluşuyor.

Marina’ya karşı olan daha küçük ve gölde yüzüyormuş gibi hissettiriyor, diğeri daha uzun hafif dalgalı gün boyu güneş hiç eksilmiyor. Zemini çakıl olan plajların her ikisi de tertemiz ve sığ. İnceboğaz’ın koylarında yüzmek tıpkı bir akvaryumdaymış hissi veriyor.

Bir deniz gözlüğü takıp ufak bir dalış yapın. Plajda hizmet veren Çınar Beach’ten her iki tarafa da bakıyor, şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. Her iki koya giriş ücretsiz.

6. Hidayet Koyu

hidayetin yeri

Hidayet Koyu, Çukurbağ’ın her zaman gözdesi. Merkeze sadece 3 km uzaklıkta. Hayran olunası maviliği, plajın simgesi olan kayalıkları, zengin denizaltı dünyası ile benzersiz.

Kayalıklarla çevrili, küçük bir sahili olan Hidayet’te yüzerken caretta caretta, müren, aslan balığı gibi çeşit çeşit deniz canlısı ile karşılaşmaya hazır olsun, bu plaj süprizlerle dolu.

Çukurbağ yarımadasının orta kısmında yer alan Hidayet, Kaş merkez, Limanağzı’nı görüyor. Eskiden tamamen bakir olan plajda son yıllarda açılan Blanca Beach Otel, bu plajdaki tek işletme.

Hidayet’in kayalık kısımlarının bir kısmı otelin ahşap platformlarının altında kaldı, genel görünümü değişti. Otelin plaj bölümünde şezlong ve şemsiye kiralanıyor. Plaja giriş ücretsiz.

7. Çukurbağ Yarımadası

Çukurbağ Yarımadası

Çukurbağ Yarımadası, Kaş’ın rivierası. Maviliklere doğru uzanan yarımada, turkuaz renkli koyları, her adımda karşılaşacağınız büyüleyici manzaraları, begonvil ve portakal çiçeğiyle süslü sokakları ile Kaş’ın büyüsünü en iyi hissedebileceğiniz yerlerden. Çukurbağ’sız bir Kaş gezisi düşünülemez, gezilecek yerler listenizde mutlaka olmalı. Her bir koyu ayrı güzel.

Bahçe içinde lüks villaların, bahçe içinde zarif butik oteller, koyların kenarında nefis balık ürünleri tadabileceğiniz restoranlar var. Araçla Çukurbağ’ı gezmek mümkün ama tadını çıkarmak istiyorsanız tüm yarımadayı bisikletle ya da yürüyerek dolaşmalısınız.

Kaş Belediyesi Halk Plajı, Çukurbağ yarımadasının en özel plajlarından biri. İnceboğaz’ı geçtikten sonra Hidayet Koyu’na gelmeden solda kalıyor. Mavi bayraklı olan belediye plajı, sahilde güneşlenebileceğiniz yeşil alanı, cam gibi berrak denizi ile her yıl Kaş’ın en sevilen plajlarından biri olmayı başarıyor.

Kaş’a göre uzun sayılabilecek sahili ile diğer plajlardan ayrılıyor. Zemini küçük çakıllı. Sabah saatlerinde nerdeyse ilk on metre öyle berrak ki, deniz gözlüğü olmaksızın suyun dibi görünüyor. Belediye tarafından işletilen plaj, temizliği, düzeni, kafe ve restoranıyla pek çok özel plajdan çok daha iyi hizmet veriyor. Tüm günü geçirebileceğiniz ekonomik bir plaj arıyorsanız, Halk Plajı listenizde olsun.

8. Limanağzı

Limanağzı, Kaş
Limanağzı, Kaş

Limanağzı, Kaş’tan sadece teknelerle 20 dakikada ulaşabileceğiniz çok özel bir koy. Kaş çarşının güneyinde, Likya yolu üzerinde kalan koy, yüksek tepelerin arasına gizlenmiş yeşil bir vaha gibi. Etrafı tamamen yeşilliklerle kaplı olduğu için denizin rengi de yeşil görünüyor.

Koy tıpkı bir göl gibi durgun ve dalgasız. Limanağzı’nda yüzerken renk renk balıklar görmek caretta caretta’larla karşılaşmak çok doğal. Plajın arkasında halkın Hıdırellez ismini verdiği mağarayı da mutlaka görün, içinde akan bir dere bile var. Likya yoluna doğru çam ağaçların arasında harika manzaralar eşliğinde yürüyüş de yapabilirsiniz.

Plajda şezlong, şemsiye, kano kiralayabileceğiniz 4 işletme var. Dilerseniz nar ve zeytin ağaçlarının arasındaki bungalovlarda konaklayıp güne Limanağzı’nda başlayabilirsiniz.

9. Kaş Belediyesi Acısu Halk Plajı

Kaş Belediyesi Acısu Halk Plajı, Kaş merkezle Akçagerme plajı arasında kalıyor. Çukurbağ yarımadasının tam karşında kalan Acısu, kristal gibi berrak denizi, sessiz sakin atmosferi ile Kaş’ın en güzel plajlarından biri. İlk on metrede gözlüksüz bile denizin içi çok net görülüyor.

Turkuaz rengini beyaz renkli çakıl taşlarından alıyor. Suya girdiğinizde Çukurbağ öyle yakın görünüyor ki sanki birkaç kulaç attıktan sonra yarımadaya varacakmışsınız gibi. Arkanızda yemyeşil tepelerin sıralandığı Acısu plajı Kaş Belediyesi tarafından işletiliyor.

Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı var, isterseniz denize nazır kafesinde bir şeyler de yiyebilirsiniz. Gürültülü müzikler yok ve daha çok Kaş’ta yaşayanlar bu plajı tercih ediyor. Etrafında pek çok özel plaj var, dilerseniz bunları da tercih edebilirsiniz.

10. Akçagerme Plajı

Akçagerme Plajı

Akçagerme Plajı, zümrüt yeşili rengi, sığ denizi, sakinliği ile ailelerin ve kafa dinlemek isteyenlerin favorisi. Mavi Bayraklı olan Akçagerme’de, deniz o kadar berrak ki, suyun içindeki balıkları çakıl taşlarını tek tek sayabilirsiniz.

Korunaklı bir koy olduğu için öğleden sonra bile dalga olmuyor, deniz her daim çarşaf gibi. Yeşile çalan parlak rengi ise, ender bulunur bir ton. Plaj Kaş Turizm ve Meslek Lisesi öğrencileri tarafından işletiliyor. Restoranı, su kayağı, tenis kortu, çocuklar için su kaydırağı, gölgede olmayı sevenler için locaları var.

Şezlong ve şemsiye de kiralayabiliyorsunuz ve fiyatlar diğer plajlara göre çok uygun. Plaj Kaş’ın batı tarafında kalıyor, merkeze 4 km uzaklıkta, merkezden kalkan dolmuşlarla gidebilirsiniz, sahilden deva eden yolu yürümek de çok keyifli, çünkü manzarası çok güzel.

11. Kaputaş Plajı

Kaputaş

Kaputaş Plajı, dünyanın en güzel, en çarpıcı manzaraya sahip plajları arasında gösteriliyor. Kaş ile Kalkan arasında, Kaputaş kanyonunun ağzında yer alan plaj, hipnotize eden turkuaz denizi, beyaz köpüklü vahşi dalgaları, sıra dışı coğrafyasıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.

Plaja 200’e yakın ahşap merdivenlerle iniliyor. Yukarıdan bakınca biraz korkutsa da buna değer Denizi genellikle dalgalı ve çabuk derinleşiyor. Sahilde belediyeye ait bir işletme var. Şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz.

Hemen arkasında bir de restoranı var. Giriş ücretsiz. Sezonda çok kalabalık olduğu için erken gitmenizi tavsiye ederim. Sezon dışındaki zamanda sadece fotoğraf çekmek için bile gidilebilir.

12. Kalkan

kalkan
Kalkan, Kaş

Kalkan, Kaş’ın batısında, masmavi bir limanın kenarında yükselen çok havalı bir turizm beldesi. Kaş’a bağlı bir mahalle olan Kalkan, beyaza boyalı evleri, dik yamaçlar boyunca sıralanan villaları, şık butik otelleri, begonvillerle süslü sokakları ile gerçekten çok güzel.

Sahilin yakınındaki çarşısı ise fotoğraf çekmek için hazırlanmış bir plato gibi özenli. Kalkan’da ilk yapılacak şey beyaza boyalı iki katlı evlerin ve dükkanların olduğu çarşıyı gezmek. Sahilden kalkan tekne turlarına mutlaka katılın, bakir koylarda dolaşırken kendinizi şanslı bir kaşif gibi hissedeceksiniz.

Çarşının hemen önünde turkuaz renkli halk plajında yüzün. Kalkan’ın koyları kadar köyleri de çok güzel, İslamlar ve Bezirgan köyü de rotanızda olsun.

13. Yeniköy

Yeniköy, Kaş’ın son yıllarda ilgi görmeye başlayan köylerinden biri.

14. Patara

Patara, antik kenti ve göz alabildiğine uzanan plajıyla Kaş’ın göz bebeği. Kültür, tarih, doğa, deniz, güneş, nefis bir plaj…Hepsini bir arada sunuyor. Bir zamanlar Likya birliğinin başkenti olan ‘Patar’ adıyla anılan Patara ‘Noel Baba’ olarak bilinen ve Hristiyanlar için büyük önem taşıyan Saint Nikolaos’un da doğum yeri.

Patara Plajı, 18 km uzunluğu ile Samandağ’dan sonra Türkiye’nin en uzun ikinci plajı. Eşen çayının ikiye böldüğü plajın yanı başındaki kum tepeleri antik kente kadar devam ediyor.

Rüzgarın etkisiyle yer değiştiren kumlar farklı zamanlarda farklı yerlerde irili ufaklı tepecikler oluşturuyor. Bir zamanlar Türk filmlerinin çöl sahneleri burada çekilirmiş, şimdilerde yine film ve klip çekimleri için kullanılıyor.

Patara Antik Kenti, tarihi ve arkeolojik değeri ile Türkiye’nin en müstesna antik kentlerinden biri. MÖ 5. yüzyıla tarihlenen antik kent 2020 yılında Kültür Bakanlığı tarafından yılın teması seçildi.

Kentte Athena Tapınağı, Vespasian hamamları, meclis binası, Granarium tahıl ambarı, mezar kilisesi, tiyatro, Likya lahitleri ve nekropol alanlarını ziyaret edebilirsiniz. Patara Antik Kenti giriş ücreti 30TL. Müze Kart geçerli.

15. Xantos Antik Kenti

Xantos Antik Kenti

Xantos Antik Kenti, Kaş-Fethiye karayolu üzerinde Kaş’a 30 dakika uzaklıkta deniz kıyısından 8 km içeride yer alıyor. Kınık köyü yakınındaki iki tepe üzerine kurulmuş olan antik kentin tarihi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki kent, bir zamanlar bu bölgeye yaşayan Likya Birliği’nin idari merkeziydi.

Yürek burkan hikayesi ise Xantos’u diğer antik kentlerden ayırıyor. MÖ 545’te güçlü Pers ordusunun saldırdığı Xanthos’ta yerel halk saldırıya karşı direniş göstermiş ancak yenileceklerini anlayınca teslim olmamak için kadınlarını, çocuklarını, kölelerini ve tüm mal varlıklarını toplayarak kalenin içinde ateşe vermişler.

16. Letoon Antik Kenti

Letoon Antik Kenti, Kaş’tan 50 km uzaklıkta, Muğla’nın Seydikemer ilçesine bağlı Kumluova Köyü yakınlarında yer alan antik bir yerleşim yeri. Likya Birliğinin çok önemli yerleşimlerinden olan Letoon, 1988’den bu yana UNESCO Dünya Miras Listesine yer alıyor.

Ksanthos Antik Kenti’e 4 kilometrelik bir mesafedeki Letoon Antik Kenti’nde Likya diliyle yazılmış taş yazıtları görebilirsiniz. Antik çağda Likya’nın dini merkezi konumunda olan Letoon Antik Kentinde kilise-manastır kompleksi, Leto, Apollon, Artemis tapınakları, çeşme, giriş kapısı ve kutsal yol, kutsal alanı çevreleyen bir portiko ve Hellenistik döneme tarihlenen bir tiyatronun kalıntıları var.

Antik kentte bulunan MÖ 4. yüzyıla ait olduğu düşünülen Grekçe, Aramice ve Likçe dillerinde yazılmış kitabe Fethiye Müzesi’nde sergileniyor.

17. Saklıkent Kanyonu

Saklıkent Kanyonu, Kaş çevresinde görebileceğiniz en sıra dışı yerlerden. Muğla-Antalya il sınırında, Seydikemer ilçe sınırlarına yayılan kanyon dağların arasında kilometrelerce devam ediyor.

Akdeniz’de böyle şaşırtıcı kanyon ve vadilerle karşılaşmak mümkün, ancak Saklıkent dar geçitleri, şelaleleri, irili ufaklı havuzlarıyla, Toroslar’ın arasına gizlenmiş bir mücevher gibi.

Eşen Çayı’nın bir kolu üzerinde yer alan Saklıkent Kanyonu’nun uzunluğu 18 km, yüksekliği 200 metre, en dar yerinde genişliği 2 metreye kadar düşüyor. Kanyonun buz gibi deli akan suyu, bu çevrenin en kıymetlileri olan kızılçam, karaçam ve sedir ormanlarına hayat veriyor.

Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği kanyonda rafting nehir kanosu, ırmak kayağı, kanyon geçişi gibi eğlenceli adrenalin dolu doğa sporlarını deneyebilirsiniz.

18. Kekova

Kekova

Kekova, sadece Kaş’ın değil, sahip olduğu hazinesiyle ülkemizin en nadide yerleri arasında. Yeşille mavinin birbirine karıştığı Kekova Akdeniz’deki mavi yolculukların en ikonik durağı.

Demre ile Kaş arasında anakaraya paralel uzanan Kekova adası bir zamanlar depremle sular altında kalan batık şehri ile tanınıyor. Kıyıdan birkaç mil açıkta yer alan yerleşimin olmadığı adaya sadece Kaş ve Demre’den kalkan teknelerle ulaşılabiliyor.

Bir zamanlar Kekova’da yaşayan Myra ve Likya medeniyetleri için önemli bir yerleşim yeri olan Kekova’da sular altında kalan Dolkisthe Antik kenti batık şehir olarak adlandırılıyor. Sit alanı ilen edilen Kekova ve çevresini tekne turlarıyla gezip bu benzersiz hazineyi mutlaka keşfedin.

Kaleköy ya da diğer adıyla Simena, ülkemizin en ilgin ve en güzel köylerinden. Simena antik kentinin kalıntıları üzerine kurulmuş olan Kaleköy, Kekova Adası’nın tam karşısındaki yarımada üzerinde yer alıyor. Sahilden başlayarak tepedeki kaleye doğru teras şekilde yerleşmiş iki katlı evleri daracık sokakları ile bugüne kadar gördüğünüz köylerden çok başka.

Kaleköy’e ulaşım genellikle teknelerle sağlanıyor. Kaş’tan kalkan Kekova tekne turların büyük bölümü Kaleköy’e uğruyor. Sahilinde lahitlerin arasında yüzebilir, tepedeki kaleye çıkıp eşsiz bir manzarayı seyre dalabilirsiniz.

Keçi sütünden yapılan dondurması da çok meşhur. Köyde konaklamak için küçük pansiyonlar ve butik oteller var. Kaş’a geldiğinizde en az bir gün konaklamayı Kaleköy’de yapın.

Üçağız Köyü, Antik dönemdeki adı Theimussa, Demre ilçesine bağlı. Kaleköy’e yakın anakarada yer alan Üçağız, doğal bir limanın hemen kıyısına kurulmuş. Demre ile Kaş’ın arasında kalan bu sakin köy, Kaş’tan hareket eden tekne turlarının gözde duraklarından.

Ana yollardan uzak kalan köy Kekova’nın tam karşısında kalıyor ve müthiş bir manzaraya bakıyor. Köyün hemen önündeki sahilde, sular içerisinde Likya uygarlığına ait önemli kaya mezarları ve batık şehir kalıntıları var.

Theimussa kentinden geriye kalmış az sayıdaki kalıntıyı görebilir, kano kiralayıp limanda dolaşabilir, Likya dönemi kral mezarlarının arasında yüzebilir, Kaleköy’e yürüyerek 15 dakikada gidebilirsiniz.

Kekova’yı en güzel elbette tekne turları ile keşfedebilirsiniz. Kaptan Ergun bu işin Kaş’taki profesyoneli. boattripturkey.com sitesinden Kekova tekne turu programını inceleyin (☎️ 0 542 7312358). Harikulade!

19. Demre

Myra Antik Kenti

Demre, Finike ile Kaş arasında kalan Antalya’nın en güzel ilçelerinden biri. Kaş kadar isim yapmasa da Antik kentleri ve nefis kıyılara sahip. Geçimini seracılık ve tarımsal ürünlerle sağlıyor ancak turizm açısından da potansiyeli yüksek. Görkemli Myra Antik Kenti, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nicholaos Kilisesi Demre’de görülecek başlıca yerler.

Myra Antik Kenti, Likya uygarlığının en büyük 6 kentinden biri. Myra’nın ismi Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri anlamına geliyor. Aziz Nikolas da Myra’da pisikoposluk yapmış. Orta çağda oldukça hareketli olan kent, 7. yüzyıldan itibaren hem deprem ve su baskınları hem de Demre Çayının getirdiği alüvyonlar ve Arap akınları nedeniyle zarar görmüş. Kentin büyük tiyatrosu ve hemen yanı başındaki yamacın üstünde göreceğiniz kaya mezarları günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

Noel Baba Kilisesi, Demre’ye geldiğinizde ‘mutlaka ziyaret edin’ dediğim yerlerden. Ortodoks Hristiyan dünyası için büyük önem taşıyan Noel Baba Kilisesi olarak bildiğimiz Aziz Nikolaos Kilisesi, Demre merkezde yer alıyor. Myra’nın 3 km uzaklıkta.

Yaptığı iyiliklerle tanınan Aziz Nikolaos, ailesinden kalan tüm serveti zayıf ve fakir olanların ihtiyaçlarını karşılamak için harcamış, bir dönem bu topraklarda psikoposluk yapmış ve ölünce de aziz ilan edilmiş. Kilisenin içindeki süslemeli lahitler, freskler ve muhteşem zemin mozaikler görülmeye değer.

20. Gömbe Yaylası

Gömbe Yaylası, Kaş’ın 40 dereceyi bulan sıcağından kaçmak istediğinizde gitmeniz gereken yer. Sıcakla aranızda sorun yoksa, Gömbe’yi gitmek için, yemyeşil bir cennet görmek, buz gibi sulardan içip yayla havası almak, sulu-sert elmalarında ısırıp aşka gelmek gibi daha pek çok bahane sıralayabilirim.

Yayla denizden 1200 metre yükseklikten, Kaş sahilleri yanarken Gömbe’de buz gibi bir hava var. Torosların batı uzantılarından Beydağları’nın devamındaki zirvede 3024 metrelik Uyluk Tepe olan Akdağ’ın eteklerinde yer alıyor. Seracılıkla ve elma üretimi için önemli bir merkez. Hemen yakınındaki Uçarsu ve Yeşilgöl tam bir hazine. Kaş merkezden günübirlik turlarla ya da araç kiralayarak Gömbe’ye gidebilirsiniz.

21. Meis Adası

kaş nasıl gidilir

Meis Adası, Kaş’ın hemen karşısında, sadece 20 dakika uzaklıkta küçük bir Yunan Adası. Her sabah Kaş limanından hareket eden feribotlarla ve tabii ki Schengen vizesiyle gidebileceğiniz ada, sahilde dizilmiş lego gibi renk renk evleri, bulmaca gibi sokakları, taze deniz ürünleri bulabileceğiniz restoranları ile Kaş gezinize renklendirecek bir durak.

Çarşısı hemen sahilde ve bir uçtan diğer uca gezmek en fazla yarım saatinizi alıyor. Yunan ezgilerini takip edip ara sokaklara girdiğinizde, fotoğraf karesine eklemek istediğiniz hoş mimarili evler karşınıza çıkacak.

Tepedeki kilise, zirveden muhteşem manzara sunan kale, sahilden kalan küçük teknelerle gidebileceğiniz Mavi Mağara, denizin rengiyle insanı büyüleyen Aya Yorgi Adası ve sürprizlerle dolu pek çok nokta var.

Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz 💬

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz