Ege’de sıcak kanlı insanlarının yurt edindiği, yüzyıllık zeytin ağaçlarıyla bereketlenmiş, insana huzur veren birbirinden güzel köyler var. Bunlardan biri de İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince Köyü. Eski bir Rum köyü olan Şirince, iki katlı geleneksel evleri, geçmişten bugüne kadar korunmuş tarihi dokusuyla oldukça özel bir yer.

Şirince’yi diğer köylerden farklı kılan ise bölgeye değer katan, güzel işler yapan insanların yollarının Şirince’de kesişmiş olması. Müjde Tönbekici ve Sevan Nişanyan Nişanyan evlerinin yaratıcısı ve Şirince’nin bugüne gelmesinde büyük payı olan iki önemli isim.

Müjde Tönbekici aslında kimya mühendisi ama bildiği yabancı diller sayesinde uzun yıllar rehberlik yapmış. Hobisini işe dönüştürmeyi başarabilmiş, on parmagında on marifet bir kadın. Arkeoloji ve sanat tarihine aşık.Eskiyi ayağa kaldırmak gibi bir misyonu var. Var olanı yenilemek dönüştürmek derdinde.Yolu üniversitede öğrenciyken Şirince’ye düşüyor. Bölgede rehberlik yapan Müjde Tönbekici Şirince’nin güzelliğine, konumuna hayran kalınca hayatının geri kalan kısmını Şirince’de geçirmeye karar veriyor.

Sevan Nişanyan ise yazar ve dil bilimci, kalem ehlinin önemli isimlerinden. Seyahat, etimoloji üzerine kitaplar yazdı.Bir dönem Agos ve Taraf gibi gazetelerde köşe yazarlığı yapan Sevan Nişanyan Türkiye’de pek çok konuda tartışma yaratan fikirleriyle, mualif duruşuyla dikkat çeken bir isim oldu. Şirince benim hayatımın dönüm noktası diyor Sevan Nişanyan. Ve köye adımını attığı ilk gün Şirince’ye aşık oluyor.

Aynı dönemde Sevan Nişanyan ile tanışan Müjde Tönbekici evleniyor ve yaşamlarına Şirince’de devam etmeye başlıyorlar. Şirince’de kendi dünyalarını yaratmaya karar veren çift bir yandan Türkiye’yi karış karış gezip Küçük Oteller Kitabı’nı kaleme alıyorlar. Müjde Tönbekici ve Sevan Nişanyan kitapla birlikte şekillenen süreçte dostlarını, arkadaşlarını Şirince’de ağırlamak için hayallerinde olan evleri yapmak için yola çıkıyorlar. Şirince’yi Şirince yapan, bu güzel dağ köyünün turizme kazandırılmasında çok önemli bir yeri olan Nişanyan Evleri‘nin hikayesi böyle başlıyor.

şirince nişanyan otel

Sevan Nişanyan ile Müjde Tönbekici’nin imzasını taşıyan Nişanyan Evleri, Türkiye turizmine getirdiği farklılıkla, mimari tarzıyla, dekorasyonuyla ilham veren bir butik otel. Tarihi 35 yıl öncesine dayanan Nişanyan Evleri Türkiye’de butik otelciliğin ilk örneklerinden. Bu anlamda butik otel kavramını Türkiye’de yerleşmesi adına önemli bir yere sahip.

Nişanyan Evleri’ne Giden Yolda İlk Adım: Köşk ve Köy Evleri

şirince nişanyan evleri
Şirince Nişanyan Evleri: Köşk Binası

İşe tarihi 19. yüzyıla kadar uzanan üç köy evini onarılarak başlıyorlar. Tamirat sonrası konaklamaya açılan Kerevetli, Cumbalı ve Hamamlı ev ile ilk adım atılmış oluyor. Bu üç ev iki katlı, bahçeli, avlulu ve köye yakın mesafede.

Bu birbirinden güzel üç eve, 2001 yılında hizmete giren beş odalı bir ‘köşk’ ekleniyor. Yapılan bu köşk üç katlı, köye ve dağlara bakan harika bir manzaraya ve birbirini tekrar etmeyen odalara sahip. Ana bina olarak da adlandırılan bu köşkte geleneksel köy evi havası yerine alafranga bir hava hakim.

Antika ayaklı küvet, Roma tarzı fresklerle süslenmiş duvarlar, koridorlarda orta çağı anımsatan ilginç portreler, kütüphane gibi özgün detayların olduğu köşk bahçesindeki çiçeklerle örtülü mermer havuzu ile dikkat çekiyor.

Butik otel derken pahalı aksesuarlar, malzemeler, tasarımcılar akla gelmesin; doğayla dost, sade ve Şirince’nin ruhunu taşıyan bir dokuya sahip Nişanyan evleri. Gerçek bir köy havasına sahip bu evlerin duvarlarında maniler asılı. Dışarıya bakan pencerelerin önündeki el işi perdeler, oturmak için sedirler, doğal malzemelerle yapılmış banyolar… Anadoludaki köy evlerini anımsatan her detay bu evlerin ruhuna işlemiş. 

nişanyan evleri
Nişsanyan Dede’nin Evi, İlyastepe

Köşk’ün hemen önünde çam ve servi ağaçlarının altında dinlenip keyif yapılacak oturma alanları yapılmış. Nişanyan evlerinin huzurlu atmosferi buraya da yansımış. Salaş, huzurlu ve sakin bu açık bahçenin hemen yanı başında ise soğuk günlerin ilacı yerden ısıtmalı hamam. Kubbesinde fil gözleri, zemini siyah beyaz kare taşlı hamam, duvardaki cam göbeği renkli çinileriyle Selçuklulardan kalmış gibi duruyor.

Bahçenin hemen devamında ise misafirlerine bulutların üstündeymiş hissi veren Cin Teras bulunuyor. Cin Terasın misafirlerin Şirince’yi izlerken keyifle yemek yiyebileceği yerel şarapları tadacağı bir mekana dönüştürülmüş.

Nişanyan’a Yeni Bir Nefes: İlyas Tepe

Nişanyan Evleri’ne 2005-2006 yıllarında yeni bir yer daha ekleniyor; İlyas Tepe. Taş döşeli yolların, ağaçların gölgelediği İlyas Tepe, Nişanyan Köşkünün sırtında Şirince’nin devamındaki vadiye bakıyor. Yalnızca kuşların ve yaprakların sessizliği deldiği eşsiz bir güzelliğe ve huzura sahip. 20 dönümlük arazideki eski taş evlerin onarılmasıyla yaşama başlayan İlyas tepe Hodri Meydan Kulesi, beş odanın bulunduğu Kuleli Konak, Roma havuzu ile hayat buluyor.

hodri meydan kulesi
Hodri Meydan Kulesi

Kuleli Konak’ın mutfağı masallardan çıkmış gibi. Bu mutfak tavandaki melek resimleri camların önüne dizilmiş sedirleri, etnik tasarımlı yastıkları, zemin mozaikleriyle süslenmiş. Kuleli Konak’ın mutfağı Müjde hanımın TRT, BBC gibi televizyon kanalları için hazırladığı yemek programlarına da ev sahipliği yapmış.

İlyas Tepe’de Kuleli Konak dışında da konaklayabileceğiniz köy evleri var. Birbirinden bağımsız, avlulu, bahçeli otantik köy evlerinin hepsi farklı bir konsepte sahip. Dekorasyonlarıyla, yarattığı atmosferiyle misafirlerin kendini doğanın bir parçası gibi hissedebileceği bu köy evleri Nişanyan ruhunun en güzel örneklerinden.

Nişanyan Bağ Evleri Avlusu

İlyas Tepe Şirince manzaralı Hodri Meydan Kulesi ve Roma Havuzuyla da fark yaratıyor. Sevan Nişanyan’ın tabulara ve sistemlere karşı duruşunun bir simgesi olan Hodri Meydan Kulesi 12 metre yüksekliğinde. Şirince’de görülecek yerler listesinde yer alan bu kule Ege’nin bu güzel köyü Şirince’yi yukarıdan izlemek ve romantik akşam yemeği yemek isteyenler için de iyi bir alternatif. Özellikle günbatımı saatlerinde kızıla bürünmüş gökyüzünün altındaki Şirince manzarası akıldan çıkmayacak güzellikler sunuyor. 

Nişanyan Roma Havuzu
Nişanyan Roma Havuzu

Şirince’nin en güzel yeri olan Nişanyan Evleri’nin en keyifli noktalarından biri ise Antik Roma’dan esinlenerek yapılan Roma Havuzu. İlyas Tepe’de yemyeşil ağaçların arasına gizlenmiş, yüzerken eşsiz güzellikteki vadiyi izleyebileceğiniz Roma havuzu suyunu dağlardan gelen kaynak sularından alıyor. Zeminindeki mermer detayların güzellik kattığı Roma havuzu Nişanyan Evleri’nin özgün yapısını zenginleştiriyor.

Ege mutfağının ağırlıklı olduğu Nişanyan mutfağı, Romalılardan, Yunanlılara kadar zengin bir mutfak kültürünün mirasını da deneyimleyebileceğimiz şölenler de hazırlıyor. Türk mutfağı ve Batı mutfağından lezzetli yemekler pişirmek, yeni şeyler öğrenmek isteyenler için Nişanyan’da düzenlenen atölye çalışmaları Nişanyan’ın klasikleri arasında. Yeme içme kültürüne önem veren, bu konuda oldukça iddialı olan Nişanyan Evleri hem bahçesinde mevsim sebzelerinden, mis kokulu otlara kadar birçok bitkiyi yetiştiriyor.

Yeme içmeden bahsetmişken Mürver Şerbetinden bahsetmeden olmaz. Dere kenarında yetişen Mürver çiçeğinin özünden elde edilen bir içecek olan Mürver Şerbeti Şirince’nin simgeleri arasına girmiş bile. Ferah ve hafif bu içecek hem yemeklerle hem de kahve yanında servis ediliyor.

Şirince’ye yolunuz düşerse meyve şarabı ve kumda kahve dışında farklı bir tat denemek isterseniz Müjde hanımın formülüyle yapılan Mürver Şerbeti’nin tadına bakmak için Nişanyan’a uğrayın.

sirince-nerede-kalinir

Nişanyan Evleri, Şirince

Adres:Şirince mah. 214. sok. No:16 35920 Selçuk,İzmir
Tel:02328983208 E-posta:reserve@nisanyan.com Web:http://www.nisanyan.com

Nişanyan Evleri, Şirince‘nin en güzel yeri olan İlyas Tepe sırtlarında doğanın içinde, huzurlu, sakin, masalsı bir atmosferin kapısını misafirlerine açıyor. Şirince’ye yolunuz düşerse hepsi birbirinden güzel Nişanyan Evleri‘nde benzersiz bir konaklamanın keyfini çıkarın.

1 Yorum

  1. Şirince Ege’de sevdiğim yerlerden. Nişanyan’ın Şirince’ye hayat verdiğini biliyorum. Kahvaltı için gitmiştim Nişanyan’a. Herşey nefisti. Özellikle erik suyunun ve peynirlerin tadına doyamadık.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz