Sıcak bir yaz günü kısa bir tatil molası vermek için internette araştırma yaparken Antalya’ya çok yakın Kaş’ın hemen karşı tarafında küçük bir ada olduğunu fark ettim. Kaş’dan feribotla sadece 20 dakika mesafede olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Yurt dışına çıkarken ki bitmek bilmeyen hava alanı trafiği, kontroller, bir sürü teferruat, aktarmalar, check -in’ler film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Yunan adasına değil de Kadıköy’den Eminönü’ne gitmenin sıradanlığı ve bunun getirdiği rahatlık aklıma “buraya hemen Schengen vizem bitmeden gitmelisin” fikrini getirdi. Tam olarak Schengen vizemin bitmesine 1 ay kalmıştı ve bize yakın, ulaşımı da kolay bir Meis adasının varlığı beni inanılmaz heyecanlandırdı

meis nasıl gidilir

En çok bilinen adıyla Meis, Castellorizo (bu çok havalı, italyanvari ), Kızılhisar ya da resmi adıyla Megisti  Antalya’nın güzel mi güzel ilçesi Kaş’ın tam karşısında bulunuyor. Castellorizo ismi  Venediklilerin bir dönem üs olarak kullandıkları kaleden kalmış ve Avrupa’da genelde bu isimle anılıyor. Hani şu tarih derslerinde gördüğümüz 12 ada var ya; Meis onlardan biri ve hatta bunların en küçüğü. Her dönem yıldızı parlak olan Meis’i kimler işgal etmemiş ki? Rodos şövalyelerinden tutun Bizans’a, Romalısından, Memluk Sultanlığından, Napoli Krallığı’na …

meis-adasina-kastan-nasil-gidilir

Tabi ki bizimkilerinde gözünden kaçmamış bu güzel ada. Osmanlı’da bir dönem bu adanın sahibi olmuş( Keşke bizim olsaL) Elin Fransızı boş durur mu? Onlar da Birinci dünya savaşını fırsat bilip adayı işgal etmiş savaş sırasında. Sevr anlaşmasıyla İtalya ‘nın da nasiplendiği Meis, İkinci dünya savaşı sonrası (1945) oniki adayla birlikte İngilizler tarafından İtalyanlar’dan alınıp adanın son sahibi Yunanistan’a verilmiş. Hani bu kadar git gellerin ardından “keşke bize kalsaydı” demeden edemiyor insan.

Hele de, feribot adaya yaklaşırken sizi kucaklayan körfeze sokulmaya başlayınca,o rengarenk evlerin görüntüsüyle bütünleşmiş huzur atmosferi ben de müthiş bir kıskançlık yarattı itiraf ediyorum. Acaba ada bizde kalsaydı?Ne olurdu?Bu güzelliği korumadan aynı Kaş’a yaptığımız gibi burayı da beton yığını yapar mıydık? Kafamda bir sürü soruyla feribottan inip Meis’i keşfe başladım.

Malum ada ufak, hatta gelmeden önce okuduğum birçok yazıda burayı gezmek için bir günün yeteceği yazılmış. Kuzey ve güney noktası arası 6 Km uzunlukta, genişliği de sadece 3.2 km Teknik bilgilere bakılırsa evet ada ufak ve bir günde gezilir. Ama küçük bir kulübeye benzeyen pasaport kontrolünü geçip adayı gezmeye başlayınca bu ada için bir günün yetmeyeceğini hissetmeye başladım.

meis-adasina-nasil-gidilir

Feribottan inince üç seçeneğiniz var; sola yani adanın camisinin olduğu yöne, sağa çarşının ve kafelerin olduğu yöne, ya da yukarı tepeye doğru gidebiliyorsunuz. Ben önce caminin bulunduğu yöne doğru ufak bir yürüyüş yaptım. Adanın bu tarafında, mimari dokuya uygun Osmanlı  döneminden kalma şirin bir cami var; devamın da ise patika ince bir yol (en fazla iki kişinin yan yana yürüyebileceği) deniz kıyısından devam ediyor. Ben bu yolda devam ederken sadece bir kişiyle karşılaştım. Öyle sakin ve sessiz; tam kafa dinlemelik. Böyle kendi başınıza kalmak ve denizi izlemek için birebir.Aslında adanın bu tarafında gezinirken; sevimli carettayla karşılaşmayı umuyordum.Ama bu hevesim kursağımda kaldı, diyebilirim. Caretta’ ya inat daha önce hiç tanımadığım Zargana sürüsüyle karşılaştım. Deniz yılanı sandığım bu siyah ve uzun deniz canlısı doğal yaşamın çeşitliliği anlamında beni epey sevindirmişti.

Adanın bu tarafını gördükten sonra  kafelerin, şirin mi şirin evlerin, daracık sokakların, Yunan mimarisinin sunduğu güzelliği keşfetmeye geldi sıra. Tam bir renk cümbüşü bu sokaklar! Her adımı fotoğraflık, her kapı ayrı bir estetik güzellik, kafelerden gelen müzik ise adanın ruhuyla bütünleşmiş yunan ezgileri…Adayı tek bir kelimeyle ifade et deseler ;sadece huzur derdim.Kışın 400 civarı olan nüfus  yaza doğru 1000’lere ulaşıyor.Aslında adanın bir dönem yoğun bir nüfusa sahip olduğunu duymuştum, büyük bir kısım Avustralya’ya göç etmiş; kış aylarında da yakın olan Rodos adasında konaklamayı tercih eden ada sakinleri var.

Nüfusun az olmasına rağmen terk edilmişlik ya da ıssızlık hissini hiç uyandırmadı ben de. Öyle güzel bir mimariye sahip ki; minik bir Yunanistan adeta. Sarı, yeşil, mavi, toz pembe renklerle boyanmış evlerin balkonlarında, rengarenk çiçekler ve begonviller neşeli sıcacık bir atmosfer yaratmış adeta.

meise-nasil-gidilir

Adayı bir de yukarıdan görün derim. Adanın merkezinden yukarıya doğru çıkan merdivenleri takip edip tepeye doğru çıktığınızda eski bir kiliseyle karşılaşıyoruz. Kilise civarında gezerken gördüğüm manzara muhteşemdi.

Tepedeki huzur dolu Meis manzarasının da tadını çıkardıysak; son durak Mavi Mağara. Limandan hareket eden teknelerle buraya ulaşmak mümkün. Yaklaşık 15 dakika süren yolculuğun ardından mavi mağaradayız. Ama öyle  yüksek girişli bir mağara beklemeyin Benim gibi Mavi mağara gezisini öğleden sonraya bıraktıysanız işiniz biraz zor. Öğleden sonra suların yükselmesiyle mağaranın giriş kısmı kapanıyor ve içeri girmek neredeyse imkansız. Sabah geldiyseniz şanlısınız; içeri girmek daha kolay. Tekne durduktan sonra “buraya gelmişken girmeden dönmem” diyerek, cesaretimi topladım ve o dar giriş den yüzerek geçtim. Korktuğumu fazla belli etmeden içeri doğru yüzerken gördüm olağanüstü mavi ışık kesinlikle harikaydı.

Daha önce görmediğim fosforlu bir mavi ışık mağaranın içini aydınlatıyordu. Şimdi bunları yazarken iyi iki girmişim içeri diyorum. Tek pişmanlığım giderken bu güzelliği paylaşmak için sualtı çekimi yapmaya uygun bir kameramın olmaması.Siz siz olun Meis planı yapıyorsanız, gelmişken de bu güzelliği görmeden dönmek olmaz; bir Go Pro edinin(ya da bi’ tanıdığınızdan isteyin).Mağaraya gitmek için 15 euro ödemiştim. Adanın aslında şöyle de bir güzelliği var yanınızda döviz getiremediyseniz TL kullanabiliyorsunuz. Adadaki tüm alışverişlerde tl kabul ediliyor.Alın size Meis’ e gitmek için bir neden daha. Bir de adada Türkiye’de kullandığınız telefon gayet güzel çekiyor. Hiç sıkıntı yok.

meis-adasi-nasil-gidilir

Mavi mağara ve çevresinde yüzemeyenler, zamanı yetmeyenler de hiç  üzülmesin;  adanın içinde her yerde denize girmek mümkün. Deniz  gerçekten çok berrak ve tertemiz. Mayonuzu ve deniz gözlüğünüzü almayı unutmayın yeter. Benim gibi şansız değilseniz bu berrak sularda yüzerken sevimli bir Caretta size eşlik edebilir. Adanın temiz denizi, doğal yaşamın devamı için bir nimet adeta.

Eğer bir yere gitme planı yapıyorsam, orayla ilgili çekilmiş bir film varsa izlemeye çalışıyorum. Hatta zamanım varsa yazılmış kitap, makale, gezi yazısı okuyorum(kitap tercihim). Mesi ’e gelmeden önce de ne var ne yok bakalım dedim.1992 yılında En İyi Yabancı Oscar ödülünü almış Mediterraneo (Akdeniz) filmi İtalyan yönetmen Gabriele Salvatores imzalı 2.Dünya savaşı sırasında görevleri nedeniyle gelen üç İtalyan askerin başından geçenleri anlatıyor. İtalyan sineması sevenler varsa Meis ziyareti öncesi bu filmi izleyebilir. Ben keyif alarak izlemiştim.

Meis Adasında Yeme-İçme

Yeni yerleri gezerken farklı kültürlerle tanışırız. Kültürün bir parçası da o yere özgü tatlardır Akılda kalan güzellikleri, damağımızda kalan lezzetlerle bir araya getirsek? O halde Meis’ in lezzetlerini de tatmadan olmaz.

meis-adasi

Akdeniz lezzetlerini ve deniz ürünlerini sevenler şüphesiz Yunan mutfağına bayılır. Meis yeme /içme severler için de çok keyifli. Güneşte kurutulmuş ahtapot , kızartılmış peynir saganaki, ahtapot salatası, greek salata, kalamar dolma, kaya barbunu ve üzerine peynir eritilmiş patlıcan musakka …. Tabi ki yanına da buz gibi Yunan milli içeceği Ouzo. Hepsini tek öğüne sığdırmak zor olsa da(tek başınaysanız), birkaç arkadaş gittiyseniz “little little in to the middle” yapabilirsiniz. Dört bir yanı tertemiz denizle çevrili Meis ’de deniz ürünlerini yemeyelim de ne yiyelim? Kalori malori hesaplamadan ne bulursanız yiyin bence. Üstüne de buzlu , bol köpüklü Frappe. Frappe burada serinlemek için çok tercih edilen bir içecek. Ouzo  gibi milli bir içecek olan bu soğuk kahve çeşidini Meis’de bütün kafelerde bulabilirsiniz. Yedik, içtik fiyatlar nasıl? Fiyatlar Kaş ile kıyaslanırsa aşağı yukarı aynı. “Bulduğumuz turisti soyalım” mantığı yok. Dolu dolu bir deniz ürünleri tabağı(iki kişi rahat doyar),büyük bira ve frappe’ye 30 TL ödemiştim.

Meis Adasına Nasıl Gidilir?

Kaş’dan Meis’e iki firma gidiyor. Biri Meis Express diğeri Kahramanlar Turizm. İki firmanın ücretleri, kalkış /dönüş saatleri, gidiş süreleri aynı.Kaş ’dan Meis’e 20 dakikada ulaşıyorsunuz. Kaş’dan Meis’e saat 10.00 da kalkan feribotlar dönüş için Meis ’den 16.00 da hareket ediyor. Haftanın bazı günleri talebe göre akşam turları da yapılıyor. Kaş ’dan kalkış saati 17:30, dönüş saati 23:00 olan bu turu da deneyebilirsiniz. Gidiş –dönüş ücreti 25avro. Bilet almak için www.meisexpress.com , www.meisferrylines.com  adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Ada’nın arka tarafında havalimanı da mevcut ama Türkiye’den uçuş yok. Rodos’dan feribot ve uçakla adaya gelmek mümkün. Meis ile Rodos arası feribotla yaklaşık 4 saat. Bir haftalık tatilde Kaş’a gelip Meis, Rodos rotası izlenebilir.

Meis Adasında Nerede Kalınır?

Ada’da büyük oteller yok. Daha çok pansiyon tarzında, yatak sayısı az konaklama seçenekleri mevcut. Ada’da birkaç gün kalayım diyorsanız mutlaka rezervasyon yaptırın. Ada’da yaşan halk evlerinin bir kısmını da otele dönüştürmüş; Meis’in atmosferini yaşamak, lokal insanlarla tanışmak için güzel bir seçenek olmuş.

Meis Adasından Ne Alınır?

Ada’da hediyelik eşya dükkanları sahil boyunca sıralanıyor. Caretta resimli magnetler, Meis adası resimlerinin basılı olduğu çantalar, deniz ürünlerinden yapılmış küçük hediyelikler bulabilirsiniz. Pasaport kontrol noktasının tam karşısında da Anadolu’da ki mahalle bakkallarına benzettiğim ufacık bir Dutty Free var. Az sayıda içki, çikolata ve parfüm seçeneği ile baş döndürmeyen tam da adayı yansıtan minik bir dükkan havasında.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz