Upuzun tertemiz sahilleri, harika plajları, göz alıcı güzellikteki koyları, masmavi denizi, tablolardan çıkmış gibi duran dağ manzaraları, coşkulu şelaleleri, dört mevsim güzel havasıyla Antalya yeni yerler görmeyi sevenler için tam bir cennet. Türkiye’nin en güzel şehirlerinin başında gelen Antalya, gezmeyi, keşfetmeyi sevenlerin yaz kış dolu dolu vakit geçirebileceği bir şehir. Torosların eteğine kurulu bu güzel Akdeniz kentinde keyifle gezip vakit geçireceğiniz yerlerin başında ise tarihi Kaleiçi geliyor.

Antalya Yat Limanı ile batıdan doğuya uzanan yüksek sur duvarlarının arasında kalan bölge Kaleiçi olarak adlandırılıyor. Antalya şehir merkezinin en önemli tarihi ve turistik noktası da burası. Kaleiçi aynı zamanda Antalya’nın tarihteki ilk yerleşim yeri. İlk yerleşimin tarihi kesin olarak bilinmiyor ama M.Ö 4.yüzyılda yerleşimin olduğuna dair bilgiler var.

Sırasıyla Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı gibi çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan Kaleiçi’nde yürürken kendinizi zamanda yolculuk yapmış gibi hissediyorsunuz. Adımınızı attığınız her yerden tarih fışkırıyor. Farklı dönemlerde yapılmış, kiliseleri, camileri, tarihi hamamları, 50’den fazla sokağı, sayısı 3000’e yakın kiremit çatılı Antalya evleri ile çok özel ve iyi korunmuş bir bölge.

Tarihi çok eski dönemlere dayanan yüksek duvarlarla çevrili Kaleiçi birbirinden güzel sokakları, çok sayıda müzeleri, restore edilmiş yapıları, butik otelleri, seyir terasları, muhteşem manzaralı kafeler, çay bahçeleri, barları ve restoranlarıyla gezmekten asla sıkılmayacağınız bir yer.

Antalya’nın özeti gibi olan Kaleiçi’ni doyasıya gezmek için bir gün ayırmak gerek. Geçmişe yolculuk yapacağınız bu sokaklarında yürüyüp Kaleiçi’nin zenginliğini keşfettikçe bu kararınızdan pişman olmayacaksınız.

Kaleiçi gezisine başlamak için çok farklı noktalar var çünkü sur duvarlarının çevrelediği bu tarihi bölgenin çok sayıda girişi var. Gezilip görülecek yerlerin hepsi birbirine yakın ve yürüme mesafesinde. Ama hiçbir şeyi kaçırmayayım diyorsanız bu gezi rehberinde yer alan sıralamayı takip edebilirsiniz.

Kaleiçi Gezilecek Yerler

1. Saat Kulesi

Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi Antalya’da da bir saat kulesi var. Antalya saat kulesi yıkılan kale duvarlarından sağlam kalanlarından biri olan beşgen gövdeli kale burcunun üzerinde bulunuyor. 1901 yılında Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından II. Abdülhamit şerefine yaptırılmış. 14 metre yüksekliğindeki saat kulesinin dört yüzünde bulunan saatler elektronik saatlerle değiştirilmiş.

Kaleiçi’ni keşfetmeye başlayacağınız en iyi noktalardan biri burası. Antalya’nın sembol noktalarından biri olan kule Antalyalıların ve yurt dışından gelen turistlerin, Kaleiçi’ni gezmeye başlayan turların buluşma yeri aynı zamanda. Günün her saati sokak müzisyenleri, yerli yabancı turistlerle dolu olan saat kulesinin çevresinde yeme içme mekanları ve hediyelik alabileceğiniz çok sayıda dükkan var. Saat Kulesi’nin hemen yanında Kaleiçi’ni ücretsiz gezeceğiniz golf arabaları ile Kaleiçi’nde ufak bir tur atabilirsiniz.

2. Tekeli Mehmet Paşa Cami

Saat Kulesi’nin hemen yanı başında Kaleiçi’nin hemen girişinde tarihi çok eskilere uzanan bir camii var: Tekeli Mehmet Paşa. 1600’lü yıllarda Tekeli Mehmet Paşa tarafından yaptırılan camii Antalya’nın tarihi en eski camilerinden.

Halk arasında “Tekel Mehmet Paşa Camii”, “Mehmet Paşa Camii”, “Tekeli Paşa Camii” olarak da adlandırılan cami uzun süren restorasyon ve çevre düzenlemelerinden sonra ziyarete açıldı. Duvarları süsleyen çinileri, mimarisi ile hayran bırakan Tekeli Mehmet Paşa Camii şehirdeki bilinen en eski Osmanlı eserlerinden.

3. Karatay Medresesi

Saat Kulesi’nden Kaleiçi limana inerken çok da fark edilmeyen bir tarihi yapı Karatay Medresesi. Kaleiçi’nin en dar sokaklarından biri olan Karadayı sokağa girip birkaç adım yürüdüğünüzde medresenin bahçesine açılan kemerli kapısıyla karşılaşıyorsunuz. Medresenin yukarı doğru yükselen taş duvarları, avludaki birkaç masa, iki kurnanın üzerindeki çeşmeler ve medresenin iç kısmındaki birkaç kitap rafı göze çarpıyor.

Bu sakin bahçenin içinde yükselen iki zeytin ağacı tüm avluyu kaplıyor. Medrese dönemsel olarak sergilere ev sahipliği yapıyor ama çok fazla ziyaretçinin uğradığı bir nokta değil. Kaleiçi’nin sokaklarında gezerken zeytin ağaçlarının altında tarihi bir mekanda biraz soluklanmak isterseniz Karatay Medresesi’ne uğrayın.

4. İmaret Medresesi

Yivli Minare Camii’nin yanıbaşındaki Ulucami Medresesi ya da İmaret Medresesi olarak bilinen tarihi yapı küllyiyenin ikinci büyük yapısı. 13.yüzyılda yapıldığı tahmin edilen İmaret Medresesi dikdörtgen bir alan üzerinde kesme taş-moloz taşla inşa edilmiş. Medresenin en güzel ve fotoğraflık kısmı ise taç şeklindeki kapısı. Kaleiçi’nde görebileceğiniz en güzel kapılardan biri olan bu kapının üzerindeki kitabe ise çok yıprandığı için okunamıyor.

Geçmişten günümüze birçok özgün ayrıntısı kaybolmuş olan medrese Vakıflar Genel müdürlüğü tarafından restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra çarşı olarak hizmete sunulmuş. İçeride hediyelik eşya bulabileceğiniz dükkanlar var. Alışveriş için turistlerin ilgi gösterdiği bir nokta ama Kaleiçi’nde hediye alabileceğiniz çok sayıda dükkan olduğunu da hatırlatayım.

5. Yivli Minare Cami ve Külliyesi

Daha önce Antalya ile ilgili görsellere baktıysanız Yivli Minare’nin fotoğrafını büyük ihtimalle görmüşsünüzdür. Çünkü Antalya’nın en çok fotoğrafı çekilen noktalarından biri burası. Şehrin simgelerinden biri olan Yivli Minare Camii, Alaeddin Cami ya da Ulucami olarak da biliniyor.

13. Yüzyıla ait Selçuklu eseri olan Yivli Minare Camii ve Külliyesi Antalya’nın ilk İslam eserlerinden biri aynı zamanda. Külliyenin en büyük yapıları olan minare ve camiinin gövdesi kesme taştan yapılmış. Sekiz yivden oluştuğu için Yivli Minare olarak anılan yapının gövde kısmı tuğla ve firuze renkli çinilerle süslü.

Ferah ve güzel bir peyzaja sahip bahçe içindeki Yivli Minare Caminin tabanın bir kısmı eski dönemlerde kullanılan su kanallarını sergilemek ve korumak amaçlı camla kapatılmış. Yivli Minare’nin fotoğraflarını çekmek için en iyi noktalar ise minareye yürüme mesafesinde olan Cumhuriyet Meydanı.

6. Antalya Mevlevihanesi

Yivli Minare’den Cumhuriyet Meydanı’na doğru giderken ziyaret edebileceğiniz noktalardan biri de Mevlevihane. Yakın zamanda restorasyonu tamamlandıktan sonra ziyarete açılan Mevlevihane’nin tarihi çok iyi bilinmiyor ama Selçuklu Devleti zamanında yapıldığı ve Osmanlı döneminde yine Mevlevihane olarak kullanıldığına dair bilgiler var.

Mevlevihane yüksekçe bir teras üzerinde zeytin ağaçlarının olduğu tam da bu mekana uygun bir bahçenin içinde. Sema alanı ve bu ana mekana açılan odalarda Mevlana’yı anlatan bilgi panoları, interaktif tanıtımın yapıldığı odalar, şeyh odası canlandırması, mevlevihanede kullanılan buhurdanlar, Mevlevi kıyafetleri gibi pek çok detayı görebilirsiniz. Dönemsel olarak Ney derslerinin de verildiği Mevlevihane’de Sema gösterileri de düzenleniyor.

7. Cumhuriyet Meydanı

Festivaller, kutlamalar, etkinlikler, konserler, resmi törenler… Antalya’nın kalbinin attığı yer burası, Cumhuriyet Meydanı. Meydan her mevsim, her saat cıvıl cıvıl. Turist gruplarının da uğrak yeri olan meydan, kentin tarihi bölgesi Kaleiçi ile yeni yerleşim yerlerinin arasında kalıyor. Kaleiçi’nin hemen üst kısmında Tophane Çay Bahçesine paralel uzanan Antalya’nın en büyük meydanından Kaleiçi’ne bakarken, tarihi kenti süsleyen kırmızı çatılı evler ve Yat Limanı’nı ayaklarınızın altında kalıyor.

Mevlevihane’nin birkaç adım uzaklıktaki bu büyük meydan “Ulusal Yükseliş Heykeli”, farklı noktalardaki seyir teraslarıyla da dikkat çekiyor. Meydanı çevreleyen parklar, deniz manzaralı çay bahçeleri ile oldukça büyük bir alanı kaplayan meydan Yivli Minare’den Bey Dağları’na kadar çok geniş ve aydınlık bir manzara sunuyor.

8. Tophane Çay Bahçesi

Antalya’da en güzel, en keyifli çay nerede içilir, sorusunun cevabı Tophane Çay Bahçesi. Cumhuriyet Meydanı’nın yanı başında yanyana dizilmiş, Yat Limanı ve Kaleiçi’ni görebileceğiniz çay bahçeleri turistik bir nokta olmasına rağmen fiyatları uygun ve manzara muhteşem. Müdavimi çok ama bir o kadar da huzurlu.

Saatlerce oturup çayınızı kahvenizi içip, dinlenebilirsiniz. Önünüzde limandan ayrılan tekneler, sol tarafınızda Yivli Minare, sağınızda Bey Dağları ile Antalya’da mutlaka uğramanız gereken bir adres Tophane Çay Bahçesi.

9. Panoramik Asansör

Türkiye’nin en güzel manzaralı asansörünü görmek ister misiniz? Buyrun Kaleiçi Panoramik Asansöre. Tophane Çay Bahçesinin hemen yanındaki Asansörün çevreleyen camdan yapılmış seyir terasında Beydağları ve Akdeniz’in muhteşem güzelliğini uzun uzun izleyebilirsiniz. Akşam saatlerinde fotoğraf çekmek isteyenlerle dolup taşan bu güzel seyir terasını çok seveceksiniz.

Kaleiçi ve Yat Limanı’nı da gören en iyi seyir noktalarından biri olan Panoramik Asansör meydanla Yat Limanı arasındaki bağlantıyı sağlıyor. Kaleiçi’ni çok dolaşmadan Cumhuriyet Meydanı’ndan limana inmek isterseniz bu asansörü kullanın.

10. Yat Limanı

Antalya’da gezilip görülecek yerler denilince ilk akla gelen yerlerden biri Yat Limanı. Kaleiçi’nin Akdenizle buluştuğu yerde denizi kucaklayan bu limanı her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

Surlarla çevrili liman geçmişten günümüze tarihi yapısı bozulmadan iyi bir şekilde korunmuş. Kaleiçi’ne açılan begonvillerle süslü taş duvarları, arnavut kaldırımlı sokaklarıyla Yat Limanı tarihi kent merkezinin ayrılmaz bir parçası.

Limana indiğinizde çok sayıda tekne göreceksiniz. Limanda trafik epey yoğun. Tüm bu kalabalığa rağmen deniz çok temiz. Düden Park, Falezler, Konyaaltı gibi pek çok farklı noktaya tur düzenleniyor. Saatlik ya da günlük turlar var ve hemen hemen günün her saatinde denize açılan bir tekne bulmak mümkün. Çok fazla vaktiniz yoksa kısa süreli turlardan birini tercih edip ufak bir gezi yapın.

Dalışla ilgiliyseniz Marina’nın içindeki dalış merkezlerine de uğrayabilirsiniz. Marinanın hemen yakınında bulunan Saint dei Die batığına ve farklı noktalara dalış düzenliyorlar, Kaleiçi geziniz için farklı bir deneyim olabilir. Limanda denize karşı oturup keyifle vakit geçirebileceğiniz birbirinden güzel kafeler, restoranlar var. Deniz ürünleriyle aranız iyiyse limandaki restoranlarda bu konuda çok zengin. Yaz aylarında gün batımı saatlerine doğru hareketlenen limanda, denizin sesiyle akşam yemeğinin rehavetiyle uzayan sohbetler birbirine karışıyor.

11. Antalya Oyuncak Müzesi

Antalya Kaleiçi kültürel açıdan da o kadar zengin ki şehrin 4 müzesi bu sur duvarlarının içinde kalıyor. Panoramik asansörle limana indiğinizde sadece birkaç adım ötenizde Antalya’nın en sevilen müzelerinden biri sizi bekliyor: Antalya Oyuncak Müzesi. Yazar Sunay Akın danışmanlığında Yat Limanın’nda açılan müzede 3000’e yakın oyuncak sergileniyor.

İstanbul ve İzmir’den sonra Antaya’da da açılan oyuncak müzesinde 1860’lardan 1980’lere kadar olan döneme ait yerli ve yabancı pek çok oyuncağı görebilirsiniz. Bahçesindeki üç palmiye ağacı, kapıdaki kağıttan gemi ve içerideki oyuncakların masalsı dünyasıyla Oyuncak Müzesi Sadece çocukların değil büyüklerinde gezerken keyif aldığı bir müze. Kaleiçi gezilecek yerler listenize Antalya Oyuncak Müzesi’ni eklemeyi unutmayın.

12. Deniz Biyolojisi Müzesi

Oyuncak Müzesini gezdiyseniz hemen yakınındaki Deniz Biyolojisi Müzesi’ne de uğrayın. Kaleiçi’ni gezerken çoğu kişinin farkında olmadığı bir müze Deniz Biyolojisi Müzesi. Bu müze Türkiye’nin ilk deniz biyolojisi müzesi. Eski postane binasının restorasyonu sonrasında müzeye dönüştürülen bina batık korsan gemisi şeklinde tasarlanmış.

Müzeyi gezerken dekorasyonda kullanılan mavi renk ve ışıklardan dolayı kendiniz denizin metrelerce altındaymış gibi hissediyorsunuz. Türkiye denizlerinde yaşayan 500’e yakın canlının sergilendiği müze özellikle nesli tükenmekte olan deniz canlılarının korunması, tanıması ve doğal mirasımıza sahip çıkılmasını hedefliyor. Deniz altı dünyasını ve bu mavi dünyanın canlıları ilginizi çekiyorsa bu müzeye uğrayın.

13. İskele Cami

Yat Limanını gezerken kaçırmayın dediğim bir nokta var: İskele Cami. Limanda hemen kırk merdivenle deniz arasında kalıyor. Türkiye’nin en küçük camileri listesinde yok ama Antalya’nın belki de Türkiye’nin en küçük camisi olabilir. Surların hemen yanındaki altı ayaklı ve ayakları kemer şeklinde olan caminin tam ortasında bir de su kaynağı var. Tarihi ile ilgili çok fazla bilgi yok maalesef. Limandan Kaleiçi’ne bağlanan diğer bir yol da Caminin hemen arkasındaki kırk merdiven diye anılan merdivenler. Surların yanına inşa edilmiş taş merdivenlerden çıkarak Kaleiçi’nin farklı sokaklarını keşfedebilirsiniz.

14. Mermerli Plajı

Kaleiçi’ni gezerken biraz serinlemek isterseniz, Antalya’nın en güzel plajlarından biri olan Mermerli Plajına buyrun. Limanın hemen yanında surların önündeki bu küçük plaj Kaleiçi’nde denize girebileceğiniz tek plaj. Şehrin ortasında, yüzlerce teknenin girip çıktığı bir limanda böyle temiz bir plaj olması insanı çok mutlu ediyor. Mermerli’de deniz cam gibi berrak, derin değil ve plaj çakıl taşlarından oluşuyor.

Mermerli restoranın içinden girilen plaja taş merdivenlerden iniliyor. Bahar aylarında plajın etrafında açan begonviller, renkli şemsiyeler, plajı çevreleyen tarihi surlarla Mermerli Plajı’nı Kaleiçi’nin en göz alıcı noktalarından biri. Antalya’nın en eski plajlarından olan Mermerli’nin hemen girişindeki Mermerli restoran da Kaleiçi’nde yemek yiyebileceğiniz deniz manzaralı hoş bir atmosfere sahip. Antalya’da deniz sezonun uzun. Kaleiçi’ne gelirken mayolarınızı çantaya atın, hem Kaleiçi’ni gezin hem de denizin tadını çıkarın. Mermerli Plajı ile ilgili detaylı bilgileri okumak için ‘Tarihi Kent Kaleiçi’nde Tertemiz Bir Plaj: Mermerli‘ yazıma bir göz atın.

15. Antalya Etnoğrafya Müzesi

Antalya Kaleiçi’nden gezebileceğiniz müzelerden biri de Antalya Etnoğrafya Müzesi. Müze Mermerli Plajı’na yürüyerek birkaç dakika uzaklıkta. Etnoğrafya Müzesi ağaçlık yeşil bir bahçenin içindeki Kaleiçi evlerinin genel mimarisine uygun iki konakta ziyaretçilerini ağırlıyor.

Bahçedeki girdiğinizde karşınıza çıkan ilk konakta çoğunlukla Türk- İslam eserlerinden oluşan objeler sergileniyor. Konağın giriş katı Selçuklu ve Osmanlı döneminin çinilerine ayrılmış. İkinci katta ise Osmanlı döneminde savaşlarda kullanılan silah, yay, tabanca ve tüfek gibi eşyalar sergileniyor. İkinci konakta ise Osmanlı döneminde Kaleiçi ev yaşantısı çerçevesinde şekillenmiş. Kilimler, işlemeli kapı tokmakları, yöresel müzik aletleri gibi daha pek çok şeyin sergilendiği müzeye giriş ücretsiz.

16. Keçili Park

Kaleiçi’nde gezmenin en güzel yanı da adım başı karşılaştığımız seyir terası ve yemyeşil parklarda Antalya’nın en güzel manzaralarını seyre dalmak. Etnoğrafya müzesinden Hıdırlık Kulesine doğru giden yokuşun hemen sağ tarafınızda Keçili Parkı göreceksiniz. Parka Keçili Park denmesinin sebebi ise içindeki ağaç ve metalden yapılan ilginç keçi heykelleri.

Park oldukça küçük, içerisinde yeme-içme yerleri yok, süs havuzu ve dinlenmek için banklar var ama peyzajı çok hoş. Üstü sarmaşıklarla kapatılmış ahşap kameriyelerinde dinlenebileceğiniz parkın en güzel tarafı da camdan yapılmış terası. Cam teras ayaklarınızın altında kalan metrelerce yükseklikteki falezleri kuş bakışı görebileceğiniz şekilde tasarlanmış. Bu tasarım da terası adımlarken hafif de olsa bir adrenalin yaratıyor. Özellikle akşam gün batımı saatlerinde Mermerli plajı, Yat Limanı falezlerin üzerinde yükselen şehri ve sonsuz gibi duran Konyaaltı’nı izlemek isterseniz Keçili Park’a uğrayın.

17. Hıdırlık Kulesi

Antalya’nın simge yerlerinden biri de Hıdırlık Kulesi. Karaalioğlu Parkı ile Kaleiçi arasında sarı kesme taşlı gövdesiyle kale burcunu anımsatıyor. Kulenin alt katı kare şeklinde ve silindir şeklindeki üst kata göre daha geniş. Yüksekliğiyle 14 metreyi bulan kulenin 2. Yüzyılda yapıldığı söyleniyor. Hıdırlık Kulesi’ne dair çok net bilgiler yok. Kim yapmış neden yapılmış bilinmiyor. Ama limanı çok iyi gören bir konumda olduğu için deniz feneri, savunma kalesi olarak kullanıldığı düşünülüyor.

Kulenin içine giriş yok, bir dönem depo olarak da kullanmış. Belki bir gün yeniden açılır.Kulenin çevresi Kaleiçi’nin en hareketli yerlerinden. Yakınındaki bahar aylarında açan devasa begonvil ağacı, eşsiz Akdeniz manzarası ve etrafındaki şık kafeleriyle Hıdırlık görülmeye değer. Kulenin önünde falezlerin üstüne yapılmış olan merdivenlerden deniz kenarına doğru inip, kayalıklarda balık tutanları ve limandan açılan tekneleri izlemeyi unutmayın.

18. Karaalioğlu Parkı

Kaleiçi’ni gezdiyseniz, hemen yakınıdaki Antalya’nın en güzel parkını da ziyaret edebilirsiniz. Karaalioğlu Parkı sadece Antalya’nın değil Türkiye’nin de en güzel parklarının arasında gösteriliyor. Yemyeşil çam ve palmiye ağaçlarıyla, bir meydanı anımsatan seyir terasları, heykelleri ve uzun yürüyüş yolları ile Karaalioğlu Parkı tam anlamıyla huzur bahçesi.

Günün her saati insanların gelip dinlendiği, çimenlere oturup kitap okuduğu park falezlerin üzerinde denize paralel uzanıyor. Konyaaltı plajına kadar devam eden falezler, tüm ihtişamıyla göğe yükselen Toros dağları ve masmavi Antalya körfezini ile eşsiz bir tabloya bakan Karaalioğlu parkında semaverle çay içebileceğiniz çay bahçeleri de var. Halkın mirador olarak adlandırdığı seyir teraslarından Antalya’yı izlemeyi doyamayacağınız Karaalioğlu Parkı’nı listenize mutlaka ekleyin.

19. Atatürk Evi ve Müzesi

Karaalioğlan Parkı’nın Işıklar Caddesi tarafında ücretsiz gezebileceğiniz bir müze var: Atatürk Evi Müzesi. Atatürk’ün Antalya ziyareti sırasında Işıklar Caddesi’nde kaldığı köşk Atatürk’ün anılarını yaşatmak için müzeye dönüştürülmüş. İki katlı pembe renkli köşk 1986’dan bugüne Atatürk Evi ve Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Alt katta Ata’nın Antalya ziyaretini anlatan belgeseli izleyebileceğiniz bir oda ve o dönem gazetelerde çıkan haberleri ve fotoğraf sergisini görebilirsiniz.

Üst katta ise Atatürk’ün bu pembe köşkte kaldığı dönemde kullandığı kişisel eşyaları sergileniyor. Müze kalenin içinde değil ama yürüyerek 5 dakika mesafede. 1930’lı yılların Antalya’sına ve Atatürk’ün buradaki anılarına siyah beyaz fotoğraflarla bugüne taşıyan müze görülmeye değer.

20. Kesik Minare

Kaleiçi’nde gezerken turistlerin en çok ilgisini çeken yerlerden biri Kesik Minare. Kaleiçi’nin sembollerinden olan minarenin farklı bir hikayesi var. Tarihi Antik Çağ’a dayanan minarenin M.S 2. Yüzyılda antik bir tapınakmış. Devam eden yüzyıllarda tapınak kiliseye dönüştürülmüş. M.S 7. Yüzyılda Arap akınlarıyla tahrip olan kilise Selçuklular zamanında cami olarak ibadete açılmış. Kıbrıs Kralı’nın Antalya’yı işgali döneminde tekrar kiliseye çevrilen yapı Sultan II. Beyazıt’ın oğlu Şehzade Korkut döneminde tekrar camiye dönüştürülmüş.

Şehzade Korkut adı verilen cami, 1896 yılında çıkan yangında caminin kubbesi ve ahşap külahı yandığı için caminin adı yıllarca Kesik Minare olarak anılıyor. Kesik Minare olarak kentin belleğinde yer alan caminin minaresinin yanan kubbesi onarılması Kesik Minare ile ilgili tartışmaların başlamasına neden oldu. Özellikle akşam saatlerinde Antalyalı gençlerin Kaleiçi’nde sosyalleştiği yerlerden biri haline gelen Kesik Minare, etrafındaki begonvillerle süslü sokakları ve birbirinden güzel mekanlarıyla Kaleiçi’nin en popüler yerlerinden.

21. Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi

Müze gezmeyi seviyorsanız Kaleiçi’nde kaçırmamanız gereken bir müze var: Suna- İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi. Kaleiçi sokakları tarihi ve turistik özelliklerinin yanında, kültürel anlamda da büyük bir zenginliği barındırıyor. Bu Kültürel zenginliği yaşatmak için Koç Üniversitesi bünyesinde kurulan Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) ve Suna İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi ile Türk gelenekleri ve Türk halk kültürünün yansıtan, bu birikimin simgelerini belgelemeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.

Antalya’nın merkezinde korunması gerekli, kültür varlığı olarak da tescilli iki binanın 1993-1995 yıllarında restore edilmesiyle 1996 yılında hizmete açılan müzenin girişindeki bina Antalya’nın geçmişiniz yansıtan canlandırmaları ve fotoğraflarıyla ziyaretçileri geçmişte kısa bir yolculuğa çıkarıyor. Avlunun diğer tarafındaki Aya Yorgi Kilisesi ise daha çok sergilere ev sahipliği yapıyor. Antalya’nın tarihine ışık tutan, bu kültür durağını ziyaret etmeyi unutmayın.

22. Hadrian Kapısı

Antalya’nın tarihi güzellikleri saymakla bitmez tabii. Ama bazı tarihi eserleri var ki, Antalya ile bütünleşmiş, adeta şehrin sembolü olmuştur. Hadrianus Kapısı işte bunlardan biri. Kaleiçi ile modern şehri birbirinden ayıran bu kapı, Akdeniz bölgesinde korunarak bugüne kadar gelebilmiş en gösterişli kapılar arasında yer alıyor. Halk arasında üç kapılar olarak bilinen Hadrianus Kapısı MS 130 İmparator Hadrianus’un gelişi dolayısıyla yapılmış.

Kaleiçi’ne giriş yapabileceğiniz noktalardan biri olan Hadrianus Kapısı 3 kemerli kapılardan oluşuyor. Oyma ve kabartmalarla süslenen kapının kenarlarındaki kulelerle tamamlanan yapının sütunlarından sadece bir tanesi orijinal. Üç gözlü kapının kitabesi halen duruyor. Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistin ilgi odağı olan Hadrianus Kapısı Antalya’da yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini taşıyor. Bir tarafı palmiyelerle süslenmiş Atatürk caddesine bakan Hadrianus Kapısı, diğer taraftan tüm heybetiyle Kaleiçi’nin tarihi atmosferini ziyaretçilere açıyor.

9 YORUMLAR

  1. Kaleiçi yat limanında özel zamanlarda suyun altında sevdiklerinize sürprizler yapabileceğiniz bir adet denizaltı da mevcut. Bu denizaltı evlenme tekliflerine ve daha bir çok özel günlere ev sahipliği yapıyor.

💬 Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz