Antalya Çıralı son yıllarda yıldızı iyice parlayan, yerli yabancı çok sayıda turistin ilgisini çeken tatil beldelerimizden biri. Antalya’nın en özel koylarından biri olarak bilinen Çıralı koyu; upuzun kumsalı, masmavi tertemiz denizi, etrafı saran asırlık ağaçları ile insanı içine çeken bir güzelliğe sahip. Yem yeşil çam ağaçlarının buram buram koktuğu bu benzersiz koyun içinde ise gizli bir cennet var! Adı Olympos Lodge.

Evet aslında Çıralı’da bir ada yok ve Olympos Lodge’de bir ada değil! Ama bu 20 dönümlük arazinin giriş kısmına gelip içeriye doğru yürümeye başlayınca kimselerin olmadığı ıssız bir adaya gelmiş hissi veriyor insana. Girişte biri siyah biri beyaz 70’lerden kalma iki araba ve bungalovlara giden taş döşeli yolda sağlı sollu dev ağaçlar dikkat çekiyor. Ağaçların gövdeleri de sarmaşıklarla kaplı, balta girmemiş ormanlardaki gibi!

Olympos Lodge, Çıralı

Yanına yaklaşınca kendinizi ufacık hissedeceğiniz yükseklikteki ağaçlarla çevrili yolda, boy boy tavus kuşları ilk karşılamayı yapıyor. Ardından bir kaz sürüsü, yolun ortasında ağır ağır yol alan bir kaplumbağa, şaşkın gözlerle bakan bir sincap… Ama etrafta valizinize yapışan görevliler yok. Aslında varlar ama Olympos Lodge’un bu tropikal ada havasından sıyrılabilirseniz, size sakince o havayı bozmadan yardım etmeye çalışan personeli fark ediyorsunuz. Öyle hipnotize edici bir atmosfer var!

Tropik ada demişken Olympos Lodge’un bahçesi dünyanın dört bir yanından getirilmiş tropik bitkiler, çiçekler ve ağaçlarla örülü. Hani gözünüzü kapatıp sizi bu bahçeye bıraksalar, Şeyseller’e ya da okyanusta kimselerin bilmediği bir adaya geldiğinizi sanırsınız. Birazdan boynunda kocaman çiçeklerle dans eden kızlar, ‘aloha’ diyerek sizi karşılayacak sanki!

Bahçedeki gölde bambuların arasına gizlenmiş gibi duran yeşil gölde bu ada havasının tamamlayıcısı adeta. Evet Olympos Lodge’un bahçesinde ancak yanına gidince fark edebileceğiniz, içinde kırmızı balıkların hoplayıp zıpladığı, ördeklerin ailecek yüzdüğü ufak bir göl var.

Ağaçlar öyle bir kuşatmış ki çevreyi, otelin bahçesindeyken Çıralı’da olduğunuzu pek de hissetmiyorsunuz ne gürültü ne bir ses… Etrafta sadece kuşların sesi… Sıfırdan insan eliyle yaratılmış, ama hiç de yapay durmayan gerçek bir cennete hoş geldiniz!

Olympos Lodge ile Akdeniz arasında sadece kumsal var, arada hiçbir tesis yok. Sadece bahçeden kumsala inerken Çıralı’da olduğunuzu anlıyorsunuz. Bahçeden çıkar çıkmaz ise sahildesiniz! Olympos Antik Kenti ve Yanartaş gibi Çıralı’nın gezilecek yerlerine yürüme mesafesinde olan Olympos Lodge, hem her şeyden uzak sakin, hem de her yere yakın.

Olympos Lodge’un mimarı ise Ziya Şimşek. Turizm sektöründe yılları devirmiş, butik otelciliğin duayen ismi. Olympos Lodge’da aslında Türkiye’nin en eski butik otellerinden biri. Çok insana ilham vermiş, destek olmuş, Çıralı için elini taşın altına koymuş çok babacan bir adam.

Masasına oturun halini hatırını sorun, size dünyanın dört bir yanından hikayeler anlatsın, öyle de dolu dolu. Ziya beyin güzel eşi Ayşen hanım da Olympos Lodge’da emeği çok. Ağaç işçiliğine çok meraklı. Odalardaki ağaç eşyaları Olympos Lodge’un bahçesindeki atölyesinde yapıyor. Hepsi el emeği göz nuru.

Olympos Lodge Odaları

Olympos Lodge 14 bağımsız odadan oluşuyor ve hepsi faklı konseptte. Bu tek katlı bungalovlardan ayağınızı dışarı atar atmaz Olympos Lodge’un bahçesindesiniz. Yeşil çimenlerle odaların girişi arasında ahşap ve çok yüksek olmayan bir basamak var sadece. Her biri farklı farklı büyüklüklerdeki odalar geniş, ferah ve kullanışlı. Çatıları sazlıklarla örtülü olduğu için egzotik bir havaları var.

Bu eşsiz odalar hem modern bir tarzı var hem de doğayla uyum içinde. Kullanılan süs eşyaları, vazolar, şamdanlar, ağaç çerçeveli aynalar sade abartıdan uzak. Genelde ham malzemeler kullanılmış dekorasyonda. Ağaçtan yapılmış eşyalar, sahilden toplanmış deniz kabukları, Çıralı sahilinin çakıl taşları, çam ağaçlarından toplanmış kozalaklar… Hepsi Ayşen hanımının el emeği.

Her oda birbirinden bağımsız, her biri ev büyüklüğünde. Yataklar, banyolar ve oturma alanları oldukça büyük. Odaların hepsini gezdim ama en beğendiğim Aqua Süper Deluxe Oda ve Göl evi oldu. Ağaçların içine gizlenmiş bir bungalov gibi duran Aqua Deluxe, üzeri kurutulmuş sazlıklarla kaplı. İçeride bembeyaz king yatak, şömine, oturmak için deri berjerler minik bir de şelale var.

Şaka değil gerçekten! Duvara döşenmiş çakıl taşlarının üzerinden akan su akvaryuma benzeyen cam kaplı bir kanal içine dökülerek tüm odayı dolaşıyor. Yani zemine basarken aslında bir akvaryumda yürüyormuş hissine kapılıyorsunuz. Bembeyaz yatağınızda yatarken de doğanın içinde bir şelalenin yanında uyuyorsunuz sanki. Tabi istediğiniz zaman bir düğmeye basıp suyun akışını da durdurabiliyorsunuz.

Odaların tüm zemini tik ağacından ve banyo zemini de. Lavabonun tezgahından tutun da diğer banyo malzemelerine kadar her eşyada doğal malzemelerden yapılmış. Betondan, yapaylıktan uzak! Ve banyoyu en çekici kılan şey ise iki tarafı bahçeye bakan, renkli jakuzi.

Jakuziyi açtığınızda sıcak su size masaj yaparken bir yandan suyun içinde renk renk ışık oyunları başlıyor. Sıcak suya kendinizi bırakırken, bahçedeki yeşilliği ve etrafta dolaşan tavuz kuşlarını da izleyebilirsiniz. Aqua Süper Deluxe Odada istediğiniz kadar şımarabilirsiniz! Hem banyoda hem oda da!

Olympos Lodge’nin en popüler odalarından biri olan Göl Evi ise benzersiz. Göle açılan yatak odası ve yine göl manzaralı banyosu ile huzur dolu, film karelerindeki gibi ama gerçek. İçine kapanıp kitap yazılır, öyle bir atmosferi var. Sessizliğin içindeki tek ses neşeyle cıvıldayan kuşlar ve suyun içinde zıplayan balıkların sesi.

Odaların en güzel yanı da hemen kapınızın önünde sizin için hazırlanmış şezlongların ve çevreyi gezmek istediğinizde kullanabileceğiniz bisikletlerin olması. Deniz kenarına gitmeden, palmiyelerin altında bahçede güneşlenebilirsiniz.

Gece yine bu şezlongların üzerinde uzanıp hava da hafif rüzgarlıysa ağaçların sesini dinleyip, galaksiyi izlemek paha biçilemez! Çünkü Çıralı ışık kirliliğinin olmadığı nadir yerlerden! Ve yine isterseniz kanolarınız da sizin için hazır, Çıralı’dan Olympos’a doğru kanoyla küçük bir gezinti yapabilirsiniz. Çıralı’nın sahili birkaç adım mesafede, istediğiniz zaman bu tertemiz denizin keyfini de çıkarabilirsiniz.

Olympos Lodge’un soğuk günler için bir de kış bahçesi var. Tamamen camlarla kaplı olan kış bahçesinde büyük bir şömine, antika eşyalar ve bolca bitki var tabii ki! İçine girdiğinizde güneş ışığı camların içinden süzülüp içeriyi aydınlatıyor, ve tam bir botanik bahçesi hissi veriyor. Kış aylarında, dışarıda yağmur da varsa doyum olmayacak bir mekan, saatlerce oturur insan burada!

Bütün bu güzelliklerin yanında bahçede uzanıp sallayabileceğiniz hamaklar ve salıncaklar var. Hepsi ayrı keyifli, bu keyfe ortak olmak isteyen tavuklar, civcivler ve tavus kuşları ile karşılaşacaksınız. Odanıza giderken kapının girişinde güneşlenen tavus kuşları ya da annesinin altına gizlenmiş civcivlerle karşılaşırsanız şaşırmayın!

Olympos Lodge’un en güzel yanı da bahçenin her noktasında sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinde oturacağınız yeri özgürce seçebiliyor olmanız. Resepsiyonun hemen yanındaki şömineli restorandan seçeceğiniz kahvaltılıkları, bahçedeki masalarda nar ağaçlarının arasında keyfini çıkararak yiyebilirsiniz.

Bahçenin hemen ön kısmında kumsala bakan, camlı restoranda muhteşem deniz ve dağ manzarasıyla, dilerseniz yemeğinizi yiyebileceğiniz ya da kahvenizi kitabınızı alıp uzun uzun vakit geçirebileceğiniz yerlerden biri.

Kahvaltı da yok yok tabii. Binbir çeşit meyve, kuruyemişler, Antalya’nın nefis reçelleri, tadına doyamayacağınız hamur işleri, sipariş verdiğiniz an hazırlanan mis gibi portakal suyu, demleme kahveler…

Akşam yemeği de yine bu bahçede servis ediliyor. Güneş batmaya doğru büyük bir sacın içinde ateş yakılıyor. Masalar geceye uygun bir şekilde şamdanların içindeki mumlarla aydınlatılıyor. Güneş batıktan hemen sonra, mavi saatte inanılmaz romantik bir ambiyansı var bahçenin… Akşam yemeği seçimi için gelen menüden damağınıza uygun yemekleri seçiyorsunuz. Nefis başlangıçlar, zeytin yağlı mezeler, dünya mutfağından ana yemekler, en güzel şaraplar…

Olympos Lodge konumu, bakir bir adayı anımsatan yemyeşil doğası, birbirinden güzel ve lüks odaları, misafirlerine sunduğu hizmetle Türkiye’nin en iyi butik otellerinin başında geliyor. Burada her şey o kadar özenli ve eşsiz ki, Olympos Lodge’da tüm dünyadan soyutlanmış, sadece sizin rahatınız ve mutlu olmanız için hazırlanmış bir simülasyonda hissediyor insan!

5 YORUMLAR

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz