Arjantin, resmi ismi ile Arjantin Cumhuriyeti Güney Amerika Kıtası’nın güney kesiminde, And Dağları ve Atlas Okyanusu arasında uzanıyor. Sahip olduğu toprak bakımından Güney Amerika’nın ikinci, dünya genelinde ise sekizinci en büyük ülkesi. Bu oran yüz ölçümü bakımından Türkiye’nin yaklaşık üç buçuk katı.

5 bin kilometrelik kıyı şeridiyle, Şili, Bolivya, Paraguay, Brezilya ve Uruguay ile sınırı bulunan ülke ismini Latince ‘Argentum’ yani gümüş kelimesinden alıyor. Arjantin’in başkent ve en önemli kenti olan Buenos Aires ise Güney Amerika’nın başta gelen limanlarından biri.

İspanyol kolonicilerinin madenin bulmak için geldiği topraklarda bugün ülke nüfusunun çoğunu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunları oluşturuyor. Türkiye’den vize istemeyen ülkelerden biri olan Arjantin’in resmi dili İspanyolca.

İçerisinde her kültürden bir parça barındırmasına rağmen kendine özgü bir atmosfere sahip olan Arjantin, başkent Buenos Aires dışında Eva Peron, Ernesto Che Guevera, Borges ve efsane futbolcu Maradona gibi isimlerle özdeş.

Arjantin’i dünyaya tanıtan geleneksel dans olan tango, ülkenin her yerinde yaşanan ve yaşatılan bir kültür. Dansın ve Latin ezgilerinin her an capcanlı yaşandığı ülkenin başkenti Buenos Aires, Avantgarde mimarisi ve geniş bulvarlarıyla kozmopolit olduğu kadar heyecanı dinmeyen bir şehir.

Arjantin Gezi Rehberi

Arjantin, Amerika kıtası keşfiyle Avrupalıların hızla kolonileştiği ülkelerden biri. 1536’da İspanyolların bugün Buenos Aires olarak bilinen bölgede ilk koloniyi kurmasının ardından 1806’da kentin İngilizler tarafından işgal edilmesi, Arjantin’in istiklal mücadelesinin başlangıcı oldu. General Jose de San Martin önderliğindeki istiklal hareketiyle ülkenin bağımsızlığının tanınması 1816’yı buldu.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, general olan Juan Domingo Peron Arjantin Cumhurbaşkanı seçildi. Kendisi işçi sınıflarının kahramanı olurken, eşi Eva Peron da, namı diğer Evita, Arjantin halkının çok sevdiği bir kişi oldu.

1982’de Arjantin’in eski devlet başkanlarından General Galtier, ülkesine çok yakın konumdaki İngiltere’ye ait Falkland Adalarını işgal etse de İngiltere ile olan savaşı kaybetti ve adalar tekrar İngilizlere kaldı.

Gerek yapılan savaş ve gerekse bu durumda bazı devletlerin uyguladıkları ekonomik ambargo, Arjantin’in iktisadi durumunu çok sarstı. Ne yazık ki 1930’dan bu yana Arjantin’de hiçbir sivil idare 6 seneden fazla iktidarda kalamadı.

Arjantin aynı zamanda dünyanın en ilginç bölgelerinden olan Patagonya’yı, eşsiz doğal güzellikler barındıran cennet milli parkları ve eşsiz bölgeleriyle keşfedilecek pek çok deneyim barındırıyor.

Arjantin’in güneyinde kalan bölgede daha önce hiç görmediğiniz bir bitki örtüsü ve doğal güzelliğin yanı sıra bambaşka bir kültür mirasıyla da tanışabilirsiniz.

Arjantin Gezilecek Yerler

1. Buenos Aires

Buenos Aires’in merkezi olarak kabul edilen Plaza Del Mayo‘da başkanlık sarayı olan Casa Rosada, sömürge döneminden kalan Cabildo, Neo-Klasik tarzdaki Katedral Metropolitana, kolonyal döneminden kalan banka binaları ve Gobierno Evi görülmeye değer.

Museo Nacional de Bellas’ta (Güzel Sanatlar Müzesi) Renoir, Rodin, Monet, Gaugin, Van Gogh ve Goya gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini görebilirsiniz. Vaktiniz kalırsa, şehrin en görkemli malikânelerinin yer aldığı San İsidro bölgesinden geçerek ulaştığınız Tigre Deltası‘na gidebilir, keyifli bir tekne gezisi yaparak çevredeki şık yazlık evleri görebilirsiniz.

Efsanevi kahraman Eva Peron’un kıyafetleri ve aksesuarlarının sergilendiği Museo Evita‘yı ziyaret edebilirsiniz. Recoletta Bölgesi’ndeki Modern Sanat Müzesi‘nde (MALBA) Latin Amerika modern sanat koleksiyonunu görebilirsiniz.

Avenida de 9 Julio (9 Temmuz Bulvarı), 16 şeritten oluşan caddesi ve 140 metrelik genişliğiyle dünyanın en geniş bulvarı görmeye değer

La Boca ve El Caminto Sokağı; Buenos Aires’in 47 şehir semtinin en ünlüsü olan La Boca, Riachuelo-Nehri’nin Río de la Plata’ya açıldığı ağızda yer alıyor. Orijinal evleri ile ünlü olan La Boca’da batık ve eski gemilerin saçlarından inşa edilen bu evler, tekne boyası ile alaca renkli boyanan birer sanat eserine dönüşmüş. Birçok sanatçının eserlerinin yer aldığı Caminito Sokağı’nın kaldırımları capcanlı ve rengarenk.

Mar del Plata; her yıl 10 milyona yakın turistin ziyaret ettiği bir bölge. Yaz aylarında şehir en yoğun dönemlerini yaşayan Mar del Plata, aynı zamanda Güney Amerika’nın da en popüler bölgelerinden biri.

Fundacion Proa, bir zamanlar harap bir konak iken, yenileme çalışmalarının ardından 1996’da açılmış bir çağdaş sanat galerisi.

La Recoleta Mezarlığı, (Cementerio de la Recoleta) Neo-Klasik tarzı kapısının uzun Yunan Dor usulü sütunlarıyla oldukça ünlü ve etkileyici bir mezarlık.

Puerto Madero, otantik ve modern bir stile sahip eski bir tersane. Kanal boyunca yer alan sanat galerileri, butikleri ve restoranlarıyla şehrin renkli noktalarından biri.

Kristof Kolomb Opera Binası (Teatro Colon), muazzam akustiği nedeniyle dünyanın en iyi 5 konser mekânı arasında gösteriliyor.

Hayalet Kulesi (La Torre del Fantasma) bir 19. yüzyıl yapısı.

Museo de Bellas de La Boca, Arjantin’in en önemli sanatçılarından biri olan Benito Quinquela Martin adına düzenlenmiş bir müze.

Antiguo Puente Trasbordador de Nicolas Avellaneda, Güney Amerika’da ayakta kalan türünün tek örneği olan demir köprü.

La Bombonera Stadyumu (Estadio Alberto J.Armando), 1940’ta açılan ve takımın renkleri olan mavi-sarı boyalı burası dünyaca ünlü Boca Juniors takımının stadyumu.

Casa Rosada (Başkanlık Binası), Pembe Ev olarak da bilinen yapı, Mayıs Meydanı’nın doğu tarafında yer alıyor.

Catedral Metropolitana (Buenos Aires Şehir Katedrali), San Martin ve Rivadavia Caddeleri’nin kesiştiği noktada yer alıyor. Catedral Metropolitana, ilk olarak 16. yüzyılda inşa edilmişse de günümüzdeki halini 1791’de elde etmiş.

Palermo, Buenos Aires’in kuzeydoğusunda yer alan, kentin en büyük semti. Bölgede, sanatseverlerin hoşuna gidecek galeriler, alışveriş tutkunlarını memnun edecek mağazalar, gastronomi meraklılarının tercih edebileceği kafeler ve restoranlar bulunuyor.

Japon Bahçesi (Jardin Japones), Casares ve Adolfo Berro adresindeki Palermo Mahallesinde yer alıyor.

2. La Boca

La Boca, başkenti Buenos Aires’in 47 şehir semtinin en ünlüsü. Riachuelo-Nehri’nin Río de la Plata’ya açıldığı agızda yer alan La Boca, orijinal evleri ile ünlü. Batık ve eski gemilerin saçlarından inşa edilen bu evler, tekne boyası ile alaca renkli boyanan birer sanat eserine dönüşmüş.

Birçok sanatçının eserlerinin yer aldığı Caminito Sokağı’nın kaldırımları capcanlı ve rengarenk. İtalyan göçmenler tarafından kurulduğundan İtalyan etkisinin kuvvetli olarak hissedildiği La Boca’nın en popüler yeri ise Caminito Sokağı.

Caminito’nun girişinde sağlı sollu tüm sokaklarda masalarını caddelere taşırıp orkestra eşliğinde tango gösterileri yapan restoranlar bulunuyor. Caminito’ya on dakika yürüme mesafesinde bulunan Boca Juniors’ın La Bomboñera’sı içerisinde Boca Juniors Müzesi yer alıyor.

3. Mar del Plata

Mar del Plata, Buenos Aires’te yer alıyor. Arjantin’de aristokrasinin uğrak yeri olan Mar del Plata, her yıl 10 milyona yakın turistin ziyaret ettiği bir bölge. Yaz aylarında şehir en yoğun dönemlerini yaşayan Mar del Plata, aynı zamanda Güney Amerika’nın da en popüler bölgelerinden biri. Plajlarının yanı sıra her gece dans partileriyle de ünlü olan Mar del Plata’yı ziyaret etmek için en ideal aylar Aralık, Ocak ve Şubat.

4. Iguazú Şelalesi

Iguazú Nehri ve Iguazú Milli Parkı, Brezilya ve Arjantin arasındaki sınırı oluşturuyor. “Iguazu” kelimesi Guarani dilinde ‘Büyük Sular’ anlamına geliyor. 1984’ten bu yana UNESCO tarafından Doğal Dünya Mirası kabul edilerek koruma altına alınan bölge, Arjantin’in en önemli turistik yerlerinden biri.

80 m yüksekliğinde ve 3 km genişliğindeki Iguazú Şelalesi, dünyanın en muhteşem şelalelerinden biri. 2000’in üzerinde bitki türünün tespit edildiği parkta, jaguar, kaplan, dev karıncayiyen ve Brezilya su samuru gibi yaban hayatı canlıları da yaşıyor. Diğer yandan Iguazú Milli Parkı Arjantin’de bulunan kuş türlerinin neredeyse yarısına ev sahipliği yapıyor.

5. Mendoza

Mendoza, Arjantin’in batısında yer alan, Latin rüzgarını buram buram hissedeceğiniz bir Güney Amerika kenti. Enerjisi, değişimi, geçmiş yüzleri, yenilenen hayatlarıyla bir Güney Amerika masalı olan Mendoza, şarap üretimi ile ünlü.

Bağları ve şarap evleriyle bambaşka bir dünyanın kapılarını açan Mendoza’da mutlaka görülmesi gereken yerler Mendoza şarap bağları, Plaza de Independencia, Parque General San Martin, Museo Fundacional ve Plaza España.

Plaza de Independencia‘ın sokak sanatçılarını izlemek, Historical Center‘ı dolaşmak, Plaza Pedro del Castillo‘nın çevrelediği tarihi merkezde Museo Fundacional‘ı ziyaret etmek, Mendoza’nın tarihi dokusunu ve atmosferini tanımanıza yardımcı olacak.

Kentin dört ana meydanı olan Plaza San Martin, Plaza Chile, Plaza İtalia ve yemyeşil peyzajı ile içinizi açan Plaza España’da Mendoza’nın görülmesi gereken yerlerinden. Diğer yandan kentin batı yakasında yer alan Parque General San Martin, içerisinde yer alan hayvanat bahçesi, üniversitesi, stadyumu ile hayran olacağınız bir park.

6. Cordoba

Córdoba, Arjantin’in merkezinde, Sierras Chicas Dağları’nın eteklerinde, başkent Buenos Aires’in 700 km kuzey batısında yer alıyor. Ülkenin ikinci büyük sanayi şehri olmasına rağmen koloni döneminden kalma birçok tarihi bina kentte yer alıyor.

Güney Amerika’nın güler yüzlü insanlarının yaşadığı Cordoba, sınırlarında yer alan birçok üniversite ve bilimsel enstitüyle genç ve dinamik bir nüfusa sahip. Tarih, araştırma ve üretim alanlarındaki bu çeşitlilik şehrin dokusuna, yaşamına nüfus etmiş. Düzenli caddeleri, tarihi binaları ve köklü üniversiteleri ile her bölgesinde ayrı bir sürprizle karşılaşıyorsunuz.

Cordoba’da mutlaka görülmesi gereken yerler ise, Carmelites Manastırı, Iglesia de Compania de Jesus, Museo Municipal de Bellas Artes ve Museo Cultural General Paz. Diğer yandan şehrin hareketli meydanı olan St. Martin Plaza ve İspanyol barok mimarisiyle öne çıkan Córdoba Katedrali görmeniz gereken diğer önemli adresler.

7. Bariloche

Bariloche veya tam ismiyle San Carlos de Bariloche, Şili ve Arjantin’in güney kesimini kapsayan, uzun faylar boyunca oluşan buzul vadilerinin muhteşem görüntüsü ile Nahuel Huapi Ulusal Parkı içerisinde, Andes Dağları eteklerinde yer alıyor.

İsviçre Alplerine benzeyen coğrafyası, görkemli dağları ve ormanlarıyla Nahuel Huapi Gölü kıyısında yer alan Bariloche, 1902’de Almanlar tarafından kurulmuş bir şehir. Nahuel Huapi Gölü ve çevresindeki milli park üzerinde yükselen Bariloche, doğal güzelliğinin yan ısıra yerel lezzetleriyle büyülüyor.

Buenos Aires’e 1640 km uzaklıkta yer alan Bariloche, göl manzarası ile pitoresk bir görüntü sunan Alp stili mimarisi ve kayak tesisleriyle Arjantin’in gözde destinasyonlarından. Pürüzsüz pistleri, Neo-Gotik mimaride inşa edilen kilisesi, şık restoranları ve otelleri ile kozmopolit bir yaşam sunuyor.

Diğer yandan şehir hayatının tüm canlılığını yaşatan Bariloche’de Bustillo bölgesi daha çok yerel kentsel ortamı ile önem kazanan Avrupa mimarisiyle, yürüyüş ve rafting rotalarıyla öne çıkıyor.

Cerro Catedral ise Arjantin’in en popüler ve lüks kayak merkezi. Bariloche’nin 50 km kuzeyinde yer alan Villa La Angostura ve 112 km kuzeyindeki yedi göller olarak da bilinen De Los Andes San Martin kasabaları gerek yerel pazarları gerekse de panoramik manzaraları ile mutlaka görülmeli.

8. Peninsula Valdes

Peninsula Valdes, Arjantin’in Chubut şehrinde, güney Atlantik içine doğru 100 km uzanan ve 4000 kilometre kareye yayılan bir burun. Kasaba, geniş kumlu ve çakıllı plajlar, kum tepeleri ve küçük adaların yer aldığı bölge, turizm sezonu olan Eylül-Mart ayları arasındaki dönemde hizmete açılıyor.

Zira, bölgede yine belirli dönemlerde yüksek gel-gitler nedeniyle denizaslanları ve penguen kolonileri gözlemleniyor. Arjantin gezilecek yerler arasında yer alan Punta Pardelas kasabasında, dalış ve tüplü dalış yapılıyor.

9. Ischigualasto ve Talampaya Tabiat Parkları

Ischigualasto ve Talampaya Tabiat Parkları, kuzey-batı Arjantin’de, San Juan ve La Rioja şehir sınırlarında yer alıyor. Arjantin’in Sierras Pampeanas batı sınırını oluşturan bir çöl alanı olan bölge, günümüzden 280 milyon yıl önce üzerinde nehirler, göller ve bataklıklar bulunan kıta sediman katmanları tarafından oluşturulmuş.

Bu nedenle de memeliler ve dinazorların ataları gibi, bitkilerin ve hayvanların geniş yoğunluklu fosillerini içeriyor. Vadi etkileyici uçurumlar ve kırmızı kum taşı kayalıklar ile süslü.

10. Los Glaciares Milli Parkı

Los Glaciares Milli Parkı, Şili sınırında, Santa Curuz şehrinin güney batısında, Arjantin’in Austral Andes olarak bilinen bölgesinde yer alıyor. Ulaşım açısından Arjantin’in en zor alanlarından biri olan park, 4459 km karelik bir alanı kapsıyor. Glaciar Perito Moreno ise Los Glaciares’ın güney bölgesinin en ünlü buzulu.

11. Patagonya Buzulu

Engebeli, yüksek dağların arasında, çok sayıda buzul göllerinden oluşan olağanüstü doğal güzellikleri barındıran bir alan olan Los Glaciares’daki Patagonya Buzulu, 14 bin kilometre karelik alanıyla parkın yaklaşık yarısını kaplıyor.

Arjantin gezilecek yerler arasında en değerli yerlerden biri olan; 47 buzul alanı ve bunlardan bağımsız 190 küçük buzul ile dünyada Antartika dışında en büyük buzul alanı olma özelliğine sahip. 1981’de UNESCO Dünya Mirası Vakfı tarafından koruma altına alınan bölge, Güney Amerika’daki buzulları görmek için en ideal yer.

12. Patagonya Ormanı

Argentino ve Viedma Gölleri’nin çevresinde yoğunlaşan buzullar haricinde milli park alanı içeresindeki Patagonya Ormanı ise siyah boyunlu kuğu ve Şili kıyılarındaki filamingolar gibi etkileyici yaban canlılarını barındırıyor.

13. Monte Fitz Roy

Monte Fitz Roy, Los Glaciares’ın kuzey bölümünde yer alan granit zirveleri, göller, ormanlar ve buzullar ile birlikte dünyanın en olağanüstü yerlerinden biri. Bölgenin en yüksek dağı olan 3405 metre ile Fitz Roy ve 3102 metre ile de Mount Torre bu alanda yer alıyor. El Chalten ise dünyaca ünlü dağcılık ve doğa yürüyüşü bölgesi.

Arjantin yeme ve içme

Arjantin, dünyanın en çok sığır eti üreten ülkesi olduğu gibi Arjantin mutfağı da ete dayalı yemekleriyle biliniyor. Arjantin’de yeme alışkanlığı dört ana bölgeye göre değişkenlik gösteriyor. Bu değişkenlik mutfağın temel besin maddesi olan el dışındaki besin maddelerinde ortaya çıkıyor.

Halkı İspanyol, Yahudi, Fransız, İtalyan, Alman göçmenlerden oluşan Arjantin nüfusunun etkisi elbette mutfağına da yansımış. Kuzey Arjantin mutfağı ise etle birlikte tahıla da dayanıyor. Sığırdan çok keçi etinin tüketildiği kuzeyin aksine ülkenin güney kesiminde sığır eti ve av etleri yeniyor.

Dünyaca ünlü aşçıların yetiştiği bu bölgenin mutfağının en ünlü ızgara-barbekü et yemekleri ise parillada ve asado. Ekmekle arası olmayan Arjantinliler, genellikle pirinç ve patates tüketiyorlar. Reçel kullandıkları tatlılarında sütlü ve kremalılar öne çıkarken, içecek olarak yeşil çay ile dünyaca ünlü kırmızı ve beyaz şaraplarını yemekle birlikte içiyorlar.

Buenos Aires’te tadına bakmadan dönmemeniz gereken lezzetler, leziz parillada eti, poğaçayı andıran “Empanadas”, dondurmalı pancake “Dulce de Leche”, et yemeği “Milanesa” ve “Asado”, tatlı çörek “Facturas”, biskuvi arasına konulan çikolata puding “Alfajores”, dondurma çeşitleri.

Mendoza’da ise, krem peyniri, tartar ve barbekü sos ile servis etilen et “Patitas aliñadas”, etli sandviç “Lomitos”, beyaz şarapla pişirilen et yemeği “Carne a la olla”, kıymalı poğaçayı andıran “Empanadas”, mısır, fasulye, patates, domuz veya sığır eti ile hazırlanan sulu yemek “Locro”, meyve, ceviz ve bademle hazırlanan tatlı “Calabaza blanca y miel”.

Arjantin’e nasıl gidilir

Arjantin’e, Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanı’ndan haftanın yedi günü Sao Paulo duraklamalı olarak yaklaşık sekiz saatlik bir uçuşla ulaşım mümkün. Diğer havayolu firmaları ile de aktarmalı olarak uçabileceğiniz Buenos Aires’te ineceğiniz Buenos Aires Ezeiza Havalimanı, kent merkezine 33 km uzakta bulunuyor.

Mendoza’ya ise Türkiye’den direkt uçuş bulunmuyor. Türk Hava Yolları ile Ezeiza Havalimanı’na inip buradan aktarmayla LAN Havayolları ve Aerolineas Argentinas ile yaklaşık iki saat süren bir uçuşla Mendoza’da olmanız mümkün. Şehir merkezine 10 km uzaklıkta bulunan El Plumerillo Havalimanı‘ndan kente taksiyle ulaşabilirsiniz.

Arjantin, tangosu, leziz mutfağı, futbolu ve enfes şarabıyla ünlü bir destinasyon olduğu kadar özel coğrafyası, tarihi, kültürü, gece hayatı ve alışveriş olanakları ile yıl boyu pek çok turist ağırlayan bir ülke.

3 YORUMLAR

Düşüncelerinizi Yorum Olarak Yazabilirsiniz 💬

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz